Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05-15-2008, 02:42 PM   #5 (permalink)
baco
 
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: amed
Mesajlar: 1.312
Üye No: 37
Tecrübe Puanı: 12
Rep Puanı : 1056
Rep Derecesi
baco has much to be proud ofbaco has much to be proud ofbaco has much to be proud ofbaco has much to be proud ofbaco has much to be proud ofbaco has much to be proud ofbaco has much to be proud ofbaco has much to be proud of


Standart

Nefes ve Teknikleri

Nefes İyi şarkı söyleyebilmek ve iyi konuşabilmek için, her şeyden önce doğru nefes alıp vermesini öğrenmek gerekir. Şarkı söyleyen kişi, ciğerlerine en çok hava dolduracak şekilde nefes almalıdır...

Ses Sanatçılarında Ses Bozukluklarının Nedeni


Aşağıdaki şekil üzerindeki sayıların her biri, ayrı bir nefes türünü göstermektedir.


Şekil l'de 1 sayısı ile gösterilen nefes, akciğerlerin eşit bir biçimde havayla dolmasıdır. Bu nefes bizi rahat hale getirmediği, yumuşak ve kaynaşan bir sesin oluşumuna elverişli olmadığı için şarkı söylerken kullanamayız.


Şekil 2'de 2 sayısı ile gösterilen omuz ve göğüs nefesidir. (Jimnastik nefesi) Bu nefes, havanın daha çok ciğerlerin üst yarısında toplananıdır. Bu tür nefes, bilindiği gibi beden eğitimi çalışmalarında kullanılan nefestir. Kalbe daha fazla yük Olduğu ve göğüs boşluğundaki rezonansı önlediği için şarkı söylemeye fazla elverişli değildir.. Havayı, kalbi sıkıştıracak şekilde ve hançeresinin pek yakınına topladığı için yorucu ve tehlikeli bir nefes alış şeklidir. Ayrıca bu nefesle alınan hava, diğer nefes alış şekillerine göre, ciğerlere dolan havadan daha azdır.


Şekil 3'de gösterilen nefes diyafram nefesidir. İşte bu nefes şarkı nefesidir. Çiçek koklar gibi, havayı ciğerlerimizin en derin köşelerine doldurmaya çalışırken, karnımızı dışarı doğru itersek diyafram nefesini elde ederiz. Nefes verirken de, karnımızı hafıfçe içeri doğru çekerek, diyaframımızı çalıştırrnış oluruz.

Doğru diyafram neresi almak için, önce burnumuzdan nefes almalıyız. Diyafram nefesi, yatmakta olan bir insanın doğal nefes alış biçimidir. Sırt üstü yatarken, elimizi karnımızın üzerine koyarsak, bu hareketi rahatlıkla izleyebiliriz. Yatarken çok doğal olan bu nefes, ayakta iken zorlukla ve belirli bir teknikle elde edilir. Bir şarkıcı için diyafram nefesi çok önemlidir.

Diyafram nefesinde, diyafram kubbelenip düzlcşerek, havayı düzeni bir şekilde boşaltır. Bu ritmik hareketi kontrol etmek için, ayakta bir elin avucunu göğsün üst kısmına, diğerini de alt tarafına dayamalıdır. Böylece, diyafram bölgesindeki avucun, hava basıncı ile dışarı doğru itildiği hissedilmelidir.. Bir çiçeği koklarken, hayret ve korku anında, yatarken alınan nefes, doğal diyafram nefesidir. Diyafram nefesi alınırken omuzlar yukarı kaldırılmamalı ve göğüste gözle görülür bir hareket olmamalıdır.


Diyafram nefesi, daha çok akciğerlerin alt yarısında toplanan ve ciğer uçlarına kadar inerek diyaframla ilişki kuran nefestir. Bu nefes, ses eğitimine en uygun olan nefestir.Diyafram nefesinde hava, diyafram ve ses organının güç birliği şarkı söylememizi kolaylaştırır. Diyafram nefesi, diğer nefeslere oranla, kalbimize fazla yük olmaz. Diyafram nefesi, şarkı söylemek için gerekli olan daha geç, daha düzenli ve istenen basınçta nefes boşaltmaya çok elverişlidir. Bu nefes göğüs boşluğu rezonansını kısıtlamaz


Nefes egzersizleri başlangıçta baş dönmesi ve yorgunluk yapabilir. Bunda çekinilecek bir şey yoktur. Fazla oksijen almak, insanda sersemlik yapar. Nefes alma- verme süreci sona erdiği zaman, çok kısa bir an bütün kasları gevşeterek , daha verimli yeni bir nefese hazırlanılmalıdır.

Şarkı söylerken, gereğinden fazla hava vermek, sesin hışırtılı ve havalı çıkmasına neden olur. Her ses içiıı, gerektiği kadar hava harcanmalıdır. Fazla hava kullanmak yüzünden, ses tellerinin kasılmaları ile ses tizleşmeleri ve ses kısılmaları meydana gelir. Bunun için başlangıçta, doğru nefes alma, ölçülü verme ve zamanında gevşemeleri iyi öğrenmek için yaptığı çalışmalar bir şarkıcıyı amacına daha çabuk ulaştırır. Şarkı söylerken, müzik cümlelerinin durumuna göre denetimle veya kaçamak nefes alınır.

A) DENETİMLİ NEFES: Yavaş, uzun, geniş ve yeterince alınmalıdır. Gereğinden fazla nefes almak ses tellerini sıkıştırır. Denetimli nefes hem ağız hem de burundan alınabilir.


B) KAÇAMAK NEFES: Çabuk, kısa, geniş ve yeterince alınmalıdır. Kaçamak nefes sadece ağızdan alınır. Bu nefes. gülme, korkma gibi durumlarda karın duvarının kasılması ile oluşur.

Nefes Çalışmaları

1- Çiçek koklar gibi nefes almak ve alınan nefesi F veya S konsonu (sessiz harfi) ile boşaltmak. Bu çalışmada çiçek koklar gibi alınan nefes tıslar gibi düzenli bir biçimde boşaltılmalıdır.


2- Alınan bir tek nefesin, kesik kesik boşaltılması.Bu çalışma nefesin, diyafrarnla sıkı bir şekilde işbirliği yapmasına yardımcı olacak ve nefes basıncını arttıracaktır. Alınmış bir tek nefes S konsonu kullanılarak kesik kesik verilirken ikinci bir nefes alınmamalıdır. Kesik nefes çalışmalarına, eğiticinin sayacağı her sayıya karşı bir kesik nefes istenmesiyle başlanmalıdır.

Başlangıçta 5 kesik nefes, birinci yıl çalışmaları sonunda en çok 30 kesik nefese kadar çıkarılmalıdır.. Nefes çalışmalarında kalbimiz, normal nefese oranla daha büyük bir yük altındadır. Tutularak boşaltılan bir nefes esnasında, kalbimizin daha kuvvetli ve sık çarptığını hissederiz. Bu yüzden, bütün nefes çalışmalarının, kalbe fazla yüklenmeden dengeli ve makul sürelerde uygulanması gerekir.

3- Kesik ve uzun nefes çalışmaları bir arada yapılmalıdır.

4- Kuvvetli, hafif, kesik ve uzun nefes çalışmaları. Bu çalışmaların amacı kesik ve uzun nefes çalışmalarına kuvvetli ve hafif nefesleri de katarak nüans yapılmasını sağlamaktır.

5- Büyüyen ve küçülen, kesik ve uzun nefes çalışmaları. Bu çalışmaların amacı, diyafram gücünü ve nefes basıncını arttırmaktır....

Ses Egzersizleri

Yapılan her ses egzersizi bir amaca yönelik olmalıdır. Gelişi güzel melodilerle, amaçsız yapılan egzersizlerin hiçbir faydası yoktur. Amaç, sade ve uygun egzersizlerle, nefesin pürüzsüz ve ölçülü olmasını sağlamak, diyaframın iyi kullanılmasını öğretmek, sesin rezonansını sağlamak, registerleri yerine oturtarak sesleri birbirine perçinlemek, parlak, dolgun sesler elde etmektir.
Ses egzersizleri, kolaydan zora doğru ve amaçlara yönelik olmalıdır. Bu çalışmaları aşağıdaki şekilde basamakları birbirine perçinleyerek olumlu sonuçlar almamız mümkündür.


1-Nefes eğitimi olmalı. Nefes çalışmaları ile diyaframın kullanılması bir anda yürütülmelidir. Bunun için öğrenci, derin nefes aldıktan sonra, havayı dişlerinin arasından tıslamak sureti ile nefes vermeli ve havanın bir noktaya akacak şekilde toplandığını düşünmelidir. Hava iyi kullanılırsa, uzun süreli tıslamalar elde edilebilir. Tıslama esnasında, ses telleri hiçbir şekilde zorlanmamalı. Havanın dişler arasından devamlı sızması ve diyafram çalışması dikkatle kontrol edilmelidir.


2-Nefes ve diyafram çalışmalarından sonra sıra tek tonların söylenmesine gelir. Tonlar tam sesle, zorlanmadan, bastırmadan söyletilmeli, seslerin rezonansa oturması sağlanmalıdır. Oturan tonlardan sonra, yarımşar ton ilerleyerek veya gerileye giderek çalışmalar sürdürülür. Öğrenciye devamlı, havayı düzenli bir şekilde, bir noktaya doğru yöneltmesi, sesini rezonans boşluklarında büyütmesi ve gırtlağını bir kuyu gibi açık tutması telkin edilir.


Tiz seslerin çıkartılmasını sağlamak için öğrenciye; sanki ağzında sıcak bir lokma varmış da ağzı yanmasın diye damağını kapatıyormuş gibi davranmasını söylemek iyi sonuç verir.
Tek tonlar, vokal ve konsonların oluşturdıığu hecelerle çalışarak artikülasyon yapılır ve diyafram çalıştırılır.


3- Tek tonu çıkartmakta başarı sağlayan öğrenciye, küçük ses dizileri söyletilebilir. Major gamın ilk üç sesten kurulan dizisi, buna uygundur. Bu çalışma yapılırken tonlar birbirine çok bağlı olmalıdır. Tize doğru karın hafifçe içeri çekilirken, egzersiz bitince karın kasları gevşetilip bir an dinlenilir. Egzersize, rahat bir tondan başlayarak yavaş yavaş yarımşar ton inceye çıkılır. Yeteri kadar inceye çıkıldıktan sonra, bu kez yarımşar ton aşağıya inilmeye başlanır. Herhangi bir tonun üzerinde pürüzlenme veya zorlanma olur veya sesi iyi tınlamazsa geriye dönülerek aynı egzersiz yarım veya bir ton aşağıdan tekrar denenmelidir.


Egzersize rahat gelen bir tondan başlanmalıdır. Önce U vokaliyle yapılan çalışmalarda daha sonra diğer vokaller de denenir. İ ve E vokalleriyle yapılan çalışmalarda ses daha rezonanslı ve parlak çıkar. Bu durum, şan öğrencisinin moralinin yükselmesine faydalı olur. A vokali Çoğu kimsede dayanıksız ve donuk olur. Ancak aynı zamanla ve çalışarak öteki vokaller kadar parlak olur, kolay çıkarılır.


Çalışma biraz daha ilerleyince üç sesten major dizi iki defa tekrarianarak egzersiz yapılır.


4- Kapalı ağızla rezonans çalışması. Sesin yerine oturması, rezonansın sağlanması için kapalı ağızla orta seslerde yapılan ses egzersizleri faydalıdır. Kapalı ağızla seslerde M ve N konsonları ile (sessiz harfleri) yapılan tınlama çahşmalarında fazla ses vermeden hafifçe tınlamaya özen gösterilir. Bu şekilde, ağız ve burun boşluklarında oluşan ve skala yükseldikçe alın boşluğuna geçen bir titreyiş hissedlir. Bu çalışma sesin rezonans boşluklarına sağlıklı bir şekilde gönderilmesini Sağlar.

5- Çalışmalar ilerledikçe ton dizisi, tonikten beşliye kadar genişletilir. Başlangıçta tonu, bütün egzersizlerde sesin cinsine göre değişir. Önce U sonra A ve vokalleri ile daha sonra da iki defa tekrarlanarak yapılır. Vokallerin (sesli harflerin) hepsine eşit parlaklık sağlamak için en iyi oturan vokalden hemen sonra, daha az tınlayan bir vokalin getirilmesi denenebilir. Egzersizi daha kolaylaştırmak için M, N veya S gibi tınlayan bir konsondan faydanılır.. Çalışma sırasında bütün tonların bağlı kalmasına, vokallerin eşit renk tınlayışta olmalarına dikkat edilmelidir.

6- Bir müddet sonra, bırbirine yakın seslerin egzersizlerine alışan şan öğrencisi, daha geniş aralıklarla birbirinden ayrılan sesleri içeren egzersizlere yöneltilir. Bu konudaki en kolay egzersiz majör gamdaki tonik-üçlü-beşli dizisidir. Daha önceki egzersizlerde yaptığımız gibi, derin nefes alıp havayı tembel hale getirdikten sonra, U veya İ vokali ile egzersize başlanır.

Tizlere doğru karın kasları toplanarak havayı yukarı itmeli ve damak biraz kubbelenmelidir. Bu egzersiz, her sesin en kalın tonundan başlayarak, zorluk çekmeden çıkabileceği en ince tona kadar yapılabilir. Ancak, zorlamadan kaçınmalıdır. Daha sonraki çalışmalarda bu dizi oktavın da eklenmesi ile daha genişletilebilir.(Tizlere geçerken içeri çekilen, pese geçerken gevşetilen karın kaslarının hareketi, öğürrne sırasında yapılan hareketle eşittir). Bu egzersizlerin başarı ile tamamlanmasından sonra daha geniş aralıklı egzersizlere geçilir.


7- Beşli atlamalar: Esas tondan beşliye atlayarak tonu iyice oturttuktan sonra, sıra ile bütün tonları söyleyerek aşağı inilir. İnerken sesin en tiz tondaki parlaklık ve rezonansı korumasına dikkat etmelidir. Bu egzersizler U ve İ vokalleri ile yerine oturtulduktan sonra A,E,O gibi diğer vokallerle uygulanır.


8- Daha geniş aralıkları çalışmaya geçmeden aşağıdan yukarı çıkan geniş ton dizilerini söylemek yerinde olur. Derin nefes alıp havayı depo ettikten sonra sesi kafaya doğru yöneltmeliyiz. Kalın seslerde biraz daha ağır söylenen bu egzersiz, daha hızlı bir tempoyla söylenebilir.


9- Büyük aralıklar. Geniş aralıklardan en kolay söyleneni, oktay atlamalarıdır. Derin nefes alıp depo ettikten sonra, pes tonu söyleyip gırtlağı tamamen gevşek bırakarak oktava atlamalıdır. Oktavın yerine oturup oturmadığını anlamak için, aynı aralığı bir daha tekrarlamak iyi sonuç verir. Oktay atlamalarında zorluk çekenlere, üst tonla tınlayan bir sessiz harf (konson) kullanılmalıdır. Oktay atlamaları için aşağıdaki değişik egzersizler kullanılır.


10- Staccato Çalışmaları: Diğer egzersizlerle bir arada yürütülmelidir. Sesin tınlamasına özen gösterilmelidir.


Il- Nüans çalışmaları: Orta sesler üzerinde yapılan çalışmalar istenilen düzeye gelmeden, nüans çalışmalarına başlanmamalıdır. Zamansız başlatılan nüans çalışmaları, hafif seslerin nefesten koparak desteksiz söylenmesine, kuvvetli seslerin de bağırılarak çıkarılmasına yol açar. Nüans egzersizleri daima nefesten kopmayan bir sesle yapılmalıdır.

Ses-nefes bağlantısı, en hafif ve en kuvvetli seslerden korunmalıdır. Böylece, nefes desteğine dayanan en hafif ses bile, salonun en uzak köşesindeki dinleyicinin kulağına ulaşabilcektir. Nüans egzersizlerine geçerken, rezonans çalışmalarına da büyük önem verilmelidir. Ancak bu şekilde, çok hafif sesler nefesten kopmadan çıkarılabilir, en kuvvetli sesler de bağırmadan elde edilebilir.. İlk nüans egzersizlerine mf (orta kuvvetli) ve mp (orta hafif) seslerle başlanır.

Çok hafif ve çok kuvvetli seslere, adım adım yaklaşılır. Bu çalışmada ele alınacak küçük bir müzik cümlesi, önce mf söylenmeli, sonra aynı teknik mp'ye dönüştürülmeli. Daha sonra, sesin nefesten kopmamasına özen göstererek mp'den veya mf'den mp'ye geçişler ve uygulamalar denenmelidir. Çalışmalar ilerledikçe, bütün nüans biçimleri uygulanır. Şarkıcı, sesin: bir enstrümanın ustalığı ile kullanmasını öğrenir.


12- Ses çalışmalarında değişik egzersizlerin uygulanması, söyleyerek artikülasyon yapmak, bütün sesleri parlak tonlarda çıkarmak, diyaframı çalıştırmak amacına yöneliktir.


13-Tiz seslerin çalışılması. Şan çalışmalarına, sesin en rahat ve renkli olduğu tonlardan başlamak gerekir. Bunlar da çoğunlukla orta seslerdir. Tiz ve pes tonlar çalışmalarla elde edilir. Ancak, çok uzun zaman sadece orta sesler üzerinde çalışmak, sesi ağırlaştırır. Bunun için, orta sesleri yeterince oturttuktan sonra, gayet dikkatle davranarak tizlere ve peslere uzanmalıdır.

Öğretmen kontrolünde yapılan çalışmalar tam sesle uygulanmalıdır.


Çalışma sırasında sesin en son sınırına ulaşan ve aynı yüksek sesi arka arkaya tekrarlatan egzersizlerden kaçınmak yerinde olur. Sesin genişliği, yavaş yavaş yarımşar ton ilavesi ile sağlanmalı, yeni kazanılan tonları yerine oturmadan, başka tonlara geçilmemelidir. Yüksek seslerde çalışma yapıldıktan sonra, sesi daha fazla yormamak için, hemen orta ve kalın seslere geçilerek çalışmanın sürdürülmesi faydalı olur.


Yüksek seslere çıkılırken buna paralel olarak ağız da açılmaya başlamalı, en tiz tonda en fazla açık halini almalıdır. Ancak bu pozisyonda, tiz sesi çıkarırken, şarkıcının yüz ifadesinin gerilmemesi ve kasılmamasına dikkat edilmelidir. Tiz tonlarda çene, gevşek bir şekilde aşağıya sarkmalıdır. Tiz tonu verirken, öğrencinin ayaklarının ucuna kalkmaması, düzgün ve rahat bir pozisyonda durması sağlanır.

Tiz tonlarda ses mutlaka diyaframa sağlam dayanmak zorundadır. Bunun yanında boğaz boşluğu, aşağı ve içeri doğru genişlemeli, sanki sesi yutacakmış gibi bir pozisyon alınmalıdır. Başın yukarıya doğru dik durması sesin çıkışını kolaylaştırır. Tizlerin i vokaliyle söylenmesi sese parlaklık ve kuvvet verir.


Tizlere yükselirken, özellikle geçit tonlarında, damağı yuvarlak tutmak, geniz boşluğu da içeri doğru yuvarlanmış bir boru gibi düşünmek tiz seslerde rahatlık Sağlar. Aralığın büyük veya küçük oluşuna göre, karın yavaş yavaş veya birden bire içeri çekilir. Bu pozisyonla diyaframın yükselmesi sağlanır. Diyafram yükseldiği anda hançere de kolayca en yüksek ses pozisyonuna geçebilir.


Daha ilerlemiş öğrencilere, oktay sıçramaları egzersizleri yaptırılabilir. Tizleri çok kısa sürede kolaylaştıran bu egzersizler, başlangıçta muhakkak öğretmen kontrolünde yapılmalıdır. Çünkü ses, göğüs registerinden veya orta sesten birdenbire kafa registerine fırlayacaktır. Bu tiz sesin tamamen kafada ve metalik bir parlaklıkta olması şarttır.


Bu egzersiz bir süre yapıldıktan sonra, hemen dinlendirici egzersizlere geçilmelidir. Egzersizler, aralıksız ve tek taraflı olmamalı, zor çalışmalardan sonra gevşetici egzersizlere yer verilmelidir. Orta tizleri oturtmak için yukarıdaki egzersize küçük bir ilave yapılır. Oktavlar çabuk söylendikten sonra beşli üzerinde durulur. Bu egzersizin amacı tizlerde kafa tonunu beşliye mal etmektir. Bu daha çok kadın sesleri ve tenorlar için yararlıdır. Bu çalışmadan sonra gam ve arpejler üzerinde egzersizler yapılır.


14- Pes seslerin çalışılması. Şan eğitiminde, sadece tiz seslerin zor elde edildiğine inanılır. Oysa kalın seslerin elde edilmesi ve kalına geçerken geçit tonlarının
ortadan kaldırılması daha zordur. Kalın sesleri elde etmek için en kolay ve en iyi yol, tizleri ve orta sesleri ıyi oturtmaktır. Tız tonları sağlayan pozısyonlarda, ses tellerı ne kadar rahat ve krampsız olursa, tizlerden peslere geçişte o kadar kolay verimli ve doğal olur. Kalın seslerde, nefesin göğüse yaslanmasına ve sesin kafa rezonansında tınlamasına dikkat edilmelidir.
__________________
baco isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla