|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||
|
Alpay Özalan
29 Mayıs 1973'de İzmir doğdu. 2.ligde Soma Linyitspor'da oynadıktan sonra 1992'de Altay'a geçti ve o sezon sergilediği performans sonrasında Fatih Terim tarafından Ümit Milli Takım'a alındı. Ümit Milli Takım'ın değişmez oyuncusu olduktan sonra büyük takımların dikkatini çekti. 1993 transfer ayında Altay'dan koptuktan sonra, Süleyman Seba tarafından Beşiktaş'a transfer edildi. Daha henüz 20 yaşında Beşiktaş’a adım atarken ilk sezonunda Gordon Milne, sezon ortasında Milne'nin ayrılmasıyla Daum ile çalıştı. Milne ve Daum’lu 1993-94 sezonunda 11 maçta görev aldıktan sonra Daum'un değişmez oyuncularında birisi oldu. Daum döneminde lig şampiyonluğu, Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası şampiyonlukları yaşadı. Her transfer döneminde takımında en kilit isimlerden birisi olarak dikkat çekti. 1993-1999 yılları arasında Beşiktaş'ta tam 6 yıl çok önemli başarılar yaşarken Siyah-Beyazlı taraftarın en çok sevdiği isimlerden birisi oldu. Ancak 1999 Haziran ayında yönetim ile anlaşamadı ve sonra satışa konuldu. O dönemde 2.6 trilyonluk rekor bonservis bedeli ile satışa çıkartıldığında Alpay’a ilk olarak Siirt Jet-Pa Kulübü Başkanı Fadıl Akgündüz talip oldu. 2 trilyon 600 milyarlık rekor transfer ücretini ödeyen Akgündüz, Özalan’ı 3.5 trilyona Siirt Jet - Pa renklerine bağladı. Bu transeferin hemen ardından Fenerbahçe'ye kiralandı. Fenerbahçe'de Rıdvan Dilmen, Zeman, Turhan Sofuoğlulu dönemde takımın değişmez oyuncusu oldu. Alpay, Fenerbahçe’den sonra İngiltere’nin Aston Villa takımına transfer oldu. Burada da başarılı futboluyla dikkatleri çekti. Milli Takımın da değişmez oyuncusu olan Alpay Özalan evli ve bir çocuk babası.
__________________ |
|||||||||||||
|
|
|
| Bu Mesaj İçin Asur-Banipal Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | MaXJoHNRoYaN (07-19-2008) |
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
Diego Armando Maradona
Maradona 30 Ekim 1960’ta dünyaya geldi. Futbola Boca Juniors takımında başladı ve burada 1981’e kadar oynadı. 1981’de rekor bir ücretle (12 milyon Dolar) Barcelona’ya transfer oldu. Nou Camp’taki ilk maçını 82 dünya kupası açılışında Belçika’ya karşı oynayan Maradona beklenmedik şekilde kötü bir başlangıç yaparak karşılaşmayı izleyen Barca taraftarlarını hayal kırıklığına uğratmıştı. 2 sezon Barca, forması giyen Maradona hastalık ve sakatlıklar dolayısıyla bekleneni tam anlamıyla veremedi. Maradona, kendisini 1978 Dünya Kupası kadrosuna almayan Menotti’nin takımın başına gelmesiyle Barcelona’dan ayrıldı. İtalya’nın Napoli takımıyla sözleşme imzalayan Maradona için altın yıllar başlıyordu. Napoli formasıyla 2 şampiyonluk yaşayan Maradona, 1986 Dünya Kupasının da yıldızıydı. Arjantin, Dünya Kupasının sahibi olurken, çeyrek finalde Maradona’nın İngiltere ağlarına eliyle gönderdiği gol, üstünden uzun yıllar tartışıldı. Büyük tepki alan Maradona ise topa değen elini “tanrının eli olarak” tanımlamaktan çekinmemişti. 1990 Dünya Kupasında da takımını finale taşıyan Maradona Almanya’ya penaltı golüyle teslim oluyordu. Bu belki de, Maradona’nın yükselen kariyerinin tersine döndüğü andı. 1991 yılında bir İtalya lig maçı sonrası rutin bir doping kontrolünde kokain kullandığı ortaya çıkan Maradona, Arjantin’e dönüşünde de polis tarafından uyuşturucu bulundurduğu gerekçesiyle göz altına alınıyordu. Gözaltı günlerinin ardından evinin önünde bekleyen basın mensuplarına saldıran Maradona, artık çalımlarından çok olaylarıyla manşetlerden düşmüyordu. Bu olaydan sonra Maradona’nın “bittiğini” düşünenler yanılmıştı. 1993 yılında İspanya’da bu kez Sevilla’ya dönen Maradona, 1994 Dünya Kupası için yine iddialıydı. Ancak 94’ Amerika, Maradona için beklenmedik şekilde kısa sürdü. Yasak madde kullandığı tespit edilen Maradona şampiyonadan men edildi ve 15 ay ceza aldı. 15 aylık süre zarfında Deportivo Mandiyu ve Racing Clup’da teknik direktörlük yapan Maradona, cezasının bitmesiyle 1995 yılında yuvam dediği Boca Juniors’a oyuncu olarak döndü. 2 sezon Boca’da oynayan Maradona kariyerini kemiren kokain alışkanlığından kurtulamayınca 37 yaşında aktif futboldan koptu. Futbolu bıraktıkna sonra sağlık problemleri yaşayan Maradona, uyuşturucuya bağlı olarak kalbiden geçirdiği rahatsızlığın ardından Küba’da 22 aylık bir tedavi gördü. Tedavinin ardından bir trafik kazası geçiren Maradona dizinden ufak bir operasyon geçirdi. Bu kadar çalkantılı bir hayata rağmen Maradona 2000’de FİFA tarafından Pele ile birlikte yüzyılın futbolcusu seçildi. 11 Aralık 2000’de yapılan bir törenle ödülünü aldı. Fakat törende kendi ödülünü aldıktan hemen sonra Pele’nin ödül almasını beklemeden salonu terketti. Nitekin bir gün sonra yaptığı açıklamada “Kendi bedenime karşı saygısız olsam da işime devamlı saygılıydım; bu yüzden de dünyanın en iyisi benim” diyerek bütün spor kamuoyunun beklediği açıklamayı yapmıştı.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
| Bu Mesaj İçin Asur-Banipal Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | MaXJoHNRoYaN (07-19-2008) |
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
Lefter Küçükandonyadis
1925 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Türk futbolunun sembol isimlerinden. Futbola Taksim'de başladı. Fenerbahçe'de 1947'de yer aldı. İtalya'nın Fiorentina ve Fransa'nın Nice takımlarının formalarını giydi (1951-53). Dönüşünde tekrar Fenerbahçe'de oynadı. Sarı-Lacivertli forma altında 2 İstanbul Profesyonel lig, 3 Türkiye şampiyonluğu yaşadı. Gol Kralı oldu(1953-54). Milli Takım formasını 50 kez giydi. Futbol Federasyonu'nun "Altın Şeref Madalyası"nı alan ilk futbolcu oldu. Milli takım'da 8 kez kaptanlık yaptı. 1963'te futbolu bıraktıktan sonra Yunanistan'ın Egaleo, Güney Afrika'nın Johannesburg takımlarında futbolcu ve antrenör olarak yer aldı. Daha sonra Samsunspor, Orduspor, Mersin İdmanyurdu ve Boluspor'da teknik direktörlük yaptı. Büyük futbolculuğu ile "Ordinaryus" olarak tanımlandı.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
| Bu Mesaj İçin Asur-Banipal Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | MaXJoHNRoYaN (07-19-2008) |
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
Franz Beckenbauer
Futbol'un "Kaiser"i Beckenbauer, 11 Eylül 1945 yılında Münih'de doğdu. Futbola dokuz yaşında başlayan Beckenbauer, 1958'de Bayern München'e geçti. Ortasaha ve libero mevkilerinde başarılı oldu. 1966 ve 1968'de Federal Almanya'da, 1976'da da Avrupa'da yılın futbolcusu seçildi. 103 kez Federal Almanya milli formasını giyerken 50 kez de takımın başında kaptan olarak sahaya çıktı. Beckenbauer'un futbol hayatı başarılarla doludur. Bayern forması altında 4 lig, 4 kupa şampiyonluğu, 3 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası şampiyonluğu yaşarken, milli forma altında da 1 Avrupa (1972) ve 1 Dünya Kupası (1974) şampiyonluğu yaşadı. 1979'da Bayern'den ABD'nin Cosmos takımına gittiyse de bir yıl sonra tekrar eski takımına döndü. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük yaptı ve 1990 yılı Dünya Şampiyonu Almanya'nın başında o vardı. Daha sonra da Bayern München başkanlığı yaptı. Bu görevde de başarılı olan Beckenbauer, halen 2006 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak olan Almanya'nın organizasyon başkanlığını yapmaktadır.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
| Bu Mesaj İçin Asur-Banipal Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | MaXJoHNRoYaN (07-19-2008) |
|
|
#5 (permalink) | |||||||||||
|
Gerhard Müller
Gerhard Müller, Kasım 1945'te Nördlingen'de dünyaya geldi. Mahhalle takımında başladığı futbol kariyerinin bir sonraki durağı Almanların dünyaca ünlü kulübü Bayern Münih oldu. İlk ulaslararası maçını Türkiye'ye karşı 1966 yılında oynayan ünlü golcü, finallerdeki ilk maçını ise 1966'da Ada'da düzenlenen finallerde ev sahibi İngiltere'ya karşı oynadı. Batı Almanya'nın finalde İngiltere'ye 4-2 yenilerek kupayı kaybetmesinin üzerinden 4 yıl geçmiş ve 1970 yılına gelinmişti. Futbolunu olgunlaştıran Gerd Müller de artık takımın vazgeçilmez golcüsü olmuştu. Meksika '70 finallerine gelindiğinde takımın en önemli oyuncularından birisi tartışmasız efsane golcüydü. D Grubu'nda mücadele eden Batı Almanya'nın Fas'ı 2-1 yendiği maçta 1, Bulgaristan'ı 5-2 yendiği maçta 3 ve Peru'yu 3-1 yendiği maçta da 3 gol atan bu genç golcü, dikkatlerin üzerine çevirilmesini sağlamakta gecikmedi. Grup maçlarında attığı 7 golle, ülkesini çeyrek finale taşıyan Müller, bu turda karşılaştıkları İngiltere'yi maçın 118. dakikasında attığı golle hem kupanın dışına itmiş, hem de 1966'daki finalin de rövanşını almış oluyorlardı. Gollerini sıralamaya evam eden efsane golcü, yarı finalde İtalya'ya 4-3 yenildikleri maçta da gollerin 2'sine imza koyarak, 10 golle 1970 Meksika Finalleri'nin "Gol Kralı" oluyordu. 4 yıl sonra ev sahipliğini yaptıkları 1974 finallerinda Müller, son kez Dünya Kupası'nda boy gösterecekti. Efsane golcünün Dünya Kupası jübilesi muhteşem oldu... Kendi seyircisi önünde fileleri 4 kez daha havalandıran Müller, hem kupayı kaldırdı, hem de 2 finalde attığı 14 golle bugüne kadar kırılamayn bir rekorun da sahibi oldu. Bayern Münih'in ulusal ve uluslararası alanda elde ettiği bir çok başarıda en büyük pay sahiplerinden biri olan Gerd Müller, 1970 yılında Avrupa'da yılın futbolcusu seçildi ve 2 kez de altın ayakkabı ödülünü kazandı. Oynadığı 628 maçta toplam 365 gol kaydeden yıldız futbolcu, 62 uluslararsı maçta kaydettiği 68 golle, bir diğer Alman golcü Uwe Seeler'in rekorunu da kırmış oldu. 1978 yılında talihsiz bir sakatlık yaşayan efsane futbolcu, bir daha eski günlerine dönemedi ve yeşil sahalardaki futbol kariyeri, Kuzey Amerika Futbol Ligi takımlarından Fort Lauderdale formasıyla son bulmuş oldu.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
| Bu Mesaj İçin Asur-Banipal Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | MaXJoHNRoYaN (07-19-2008) |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Aşk büyük efsane | CovBoy | Şiirler | 0 | 05-08-2008 06:53 PM |
| efsane sözler | yasinsahin | Aşk ve Sevgi | 0 | 05-06-2008 10:36 PM |
Sitemizde illegal içerikli konu/mesaj vermek
ve telif haklı eserlerin paylaşımı kesinlikle yasaktır!
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı bir
durum görürseniz;
Lütfen,
hepsilegal@gmail.com 'a yada
İletişim'e
bildiriniz.
Mesajınız en kısa sürede incelenip, gereken müdahale yapılacaktır.