|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||
|
ıÜüSOKRATES’TE KAVRAM ANLAYIŞI
Sokrat'ın ikinci yöntemine gelince: Bu, düşmanlarının hiç de affetmediği istihza (alay)tarzıdır. Karşısındakine tüm düşünce ve tasarımlarını söyletecek kadar uygun bir durum hazırladıktan sonra, her birinin en gülünç ve en boş yanlarından başlayarak eleştirmek, bu yöntemin esasını oluşturur. Bu suretle tartışmakta olduğu adam, bilgisizliğini itiraf etmek zorunda kalır. Sokrat da: "En çok bildiğim şey, hiç bir şey bilmediğimdir. Siz ise benden daha bilgisizmişsiniz, çünkü siz, bilmediğinizi de bilmiyorsunuz!" sonucuna ulaşır. Bu yönteme dair de bir örnek verelim: Bir sofist olan Hippias, uzun bir seyahatten Atina' ya döndüğü zaman Sokrat' a rastlar ve alaylı bir tavırla der ki: "— Ee... Sokrat, demek ki sen hâlâ uzun süreden beri, evvelce senden dinlemiş olduğum şeyleri tekrar edip duruyorsun! Öyle mi? — Evet Hippias, ben aynı konular üzerinde en kuvvetli olanı yineliyorum. Bu kadar çeşitli bilgilere sahip olan sizler ise. hiç kuşkusuz aynı şeyler hakkında hiç bir zaman aynı tarzda söz söylememektesinizdir, değil mi? — Gerçekten öyle... Ben daima yeni şeyler söylemeye çalışıyorum. — Evet. Sokrat sözcüğünde kaç harf olduğu sorulduğu zaman, bazen şu kadar, bazen de bu kadar harf vardır diye karşılık vereceksiniz. Ve size iki, üç daha ne eder dişe sorulursa, bugün dünküne uymayan bir karşılık vermiş olacaksınız!". Sokrat' ın birinci yöntemi pozitif (olumlu), ikincisi negatiftir (olumsuz). Fakat her ikisinin de amacı sofistlere karşın yargı (hüküm) ve akıl yürütmenin olanağını göstermek ve gene düşünceleri keşfetmektir. Zira onlar, her söylev, genel düşüncelerin nitelik ve varlığına bağlı olduğu halde, bunları oluşturmanın, düşünme ve akıl yürütmenin olanaksızlığını ileri sürüyorlardı. Her ne kadar Sokrat, türlü tanıtlama şekillerini ayırt etmiş değilse de, onlara karşı çeşitli kanıt örnekleri vermiştir. O, düzenli olarak oluşturulmuş olan kavramların yardımıyla ve dikkatle yapılmış bir tümevarımın gerçeklerine uygun olarak yargılar yapılabileceğini ve bundan sonuçlar çıkarılabileceğini gösterdi. Rasgele birtakım sözcükler hazırlayacak yerde, önce bu sözcüklerin anlattığı . düşünceleri tanımlamaya çalıştı, bunların nasıl teşekkül ettiğini gösterdi; ve bunlar arasındaki ilişkiler dolayısıyla tikel olanlarla genel olanları yakala****** yargı vermenin olanaklı olduğunu ve safsatacı kuşkuların boşluğunu anlattı. Ona göre, kavramlar iyi tanımlanılınca kanıt her zaman olanaklıdır. Yukarda ki örneklerde olduğu gibi, örneğin, âdil insanın ne olduğu bilinince, bir adamın âdil olup olmadığını bilmek zor olmaz. Mantık diliyle söylemek gerekirse, tanım, akıl yürütmenin büyük terimini verir. Bu nedenden Sokrat, bir konuşmasında: "— Benim bahsettiğim adamdan filânın daha iyi bir yurttaş olduğunu söylüyorsun, değil mi? — Evet, öyle söylüyorum! — Fakat her şeyden ünce iyi bir yurttaşın ne gibi özelikleri olduğunu bilmek gerekmez mi?.." der ki, bu her problemi birtakım ilkelere dönüştürerek sonuç çıkarmak, yani akıl yürütmek demektir. Bu açıklamalardan da anlaşılıyor ki Sokrat, safsatacılar gibi, sözcükleri düşünceler yerine kabul etmiyor; onlar gibi düşüncelerin tamamıyla dilden yapılmış olduğunu sanmıyor; fakat ona göre, bilimin gerçek amacı, düşüncelerle kavramları oluşturmaktır. Bu itibarla kavramların bağımsız bir varlıkları yoktur. Kavramları deneyden ayırmamak, onlara sahip olmadıkları mutlak bir değeri yüklememek gerektir. Yani, kavramları deneyle kontrol etmek, onları deneyden çıkarmak, tikel olan edimleri çözümleyerek genel düşüncelerin özetlediği ve ortak karakterleri belli etmek gerektir. Yani Sokrat, olay çokluklarını, bunları kavranılabilir (makul) bir duruma getiren olay birliklerinden ayırmaz ve kavramını tüm diğerlerinden ayırmaya da baş vurmaz. Bunları teşkil ederken, bunların ilişkilerini de keşfeder ve bunları bölmek koşuluyla cinsten türlerin çokluğuna iner ve tanımında en esaslı ayrımları belli etmeye çalışır. Kavramların alt sıralılığını ve karşılıklı bağlılaşmalarını, cinslerin, türlerin bölünebileceğini ve türlerin cinslere dönüştürülebileceğini, özetle, birlikten çokluğa geçmenin mümkün olacağını tanıtlar. Böylece, Sokrat, insan zihninin bilimden kuşkulanmasına engel olmuş, düşünceler arasındaki akımı kurarak mantıksal düşünceye hayat ve hareket vermiş olduğu gibi, zamanında tehlikeye düşen bilimi olduğu kadar da ahlâkı kurtarmaya muvaffak olmuştur. Denebilir ki. yöntem düşüncesinin bilim ve uygarlıktaki egemenliği bu filozof sayesinde mümkün olmuştur. Alıntıdır...
__________________ |
|||||||||||||
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sokratesin Tüme Varımı | Asur-Banipal | Felsefi Konular | 0 | 07-20-2008 12:24 PM |
| Sokratesin ölümü | Asur-Banipal | Felsefi Konular | 0 | 07-20-2008 12:23 PM |
| Sokratesin Kşiliği | Asur-Banipal | Felsefi Konular | 0 | 07-20-2008 12:22 PM |
| Sokratesin Yaşamı | Asur-Banipal | Felsefi Konular | 0 | 07-20-2008 12:22 PM |
| Erkek Anlayışı.. | BatmanTeam | Komik Resimler | 6 | 05-15-2008 09:11 PM |
Sitemizde illegal içerikli konu/mesaj vermek
ve telif haklı eserlerin paylaşımı kesinlikle yasaktır!
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı bir
durum görürseniz;
Lütfen,
hepsilegal@gmail.com 'a yada
İletişim'e
bildiriniz.
Mesajınız en kısa sürede incelenip, gereken müdahale yapılacaktır.