|
|
#6 (permalink) | |||||||||||||
|
Hz.Osman
Geçmişten ibret alın da hayra çalışın. Çok söyleyen hakimdense, çok iş gören amire ihtiyacımız vardır. Ben terazi değilim ki hata işlemeyeyim. Sen ferahladığın zaman, kıskanç kimsenin kedere boğulması ne büyük intikamdır. Suç işleyenin kulağını iyi çek; zira dünyada ceza görmek, ahiretteki cezadan daha kolaydır. İçkiden kaçının, zira her kötülüğün anahtarı içkidir. Sabredin, yoksa pişman olursunuz. Her nimetin bir musibeti vardır. Ecel erişmeden yapabileceğiniz hayırlı işler için acele ediniz. İnsanların en hayırlısı, günahsız olan ve Allah'ın kitabı ile amel edendir. Cenab-ı Hakk'dan başka hakiki sığınak yoktur. Doğru alın, doğru verin. En sonra varacağınız Hakk'dan korkun ki, fitne ve fesada düşmeyesiniz. Mezar dünya duraklarının sonu, ahiret duraklarının ilkidir. Orada azap görenin ilerisi de kötü, iyilik görenin ilerisi de iyidir. İngiltere - İngiliz atasözleri Düşünmeden konuşmak, nisan almadan ateş etmeye benzer. Sersemler, akıllıların yedi yılda cevaplandıramıyacağı soruları bir günde sorarlar. Şöhret kabiliyetin gölgesidir. Cüret başarının başlangıcıdır. Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler, istedikleri zaman ağlarlar. Kusurlarını yüzüne söyledikleri için düşmanlarını sev. Cesurlar bir kere ölür, korkaklar bin kere. İyi başlamak, yarı yarıyaa bitirmek demektir . Ucuz şey alabilecek kadar zengin değilim. Kör ata ha göz kırpmışsın, ha başını sallamışsın. Mutlu doğmak, zengin doğmaktan iyidir. İtalya - İtalyan atasözleri Dinlemekten akıl, söylemekten pişmanlık doğar. Büyük acılar sessizdir. Kartal için bir güvercini mağlup etmek bir şeref değildir. Kimin sabrı varsa dünya onundur. Kötü kitaptan beter hırsız yoktur. Rüzgara tüküren, kendi yüzüne tükürür. Kadın, kitap, at ödünç verilmez. Okumuş cahil kadar cahil yoktur. Parasız sağlık, yarı yarıya hastalık demektir. Japonya - Japon atasözleri Bir dostunuz, yemiş bahçesini geziyorsa, dalgın görünmeniz en büyük nezakettir. İlk karını sana Allah, İkinci karını insanlar, üçüncüsünü ise şeytan gönderir. Kör bir dilenci de hiç olmazsa çiçeklerin kokusunu duyar Sis yelpaze ile dağıtılmaz. Üç taşınma bir yangına bedeldir. Yalan dört nala gider. Hakikat ise adım adım yürür, fakat yine de vaktinde yetişir. Hızlı giden araba yana yuvarlanır. Pirincin içindeki siyah taşlardan korkma beyaz olanlardan kork. Ruhun ilacı kitaptır. Dürüstlük en iyi siyasettir. Kitaplar ruhun gıdasıdır. Konfüçyüs Vefa ve samimiyet ilk prensipleriniz olmalıdır. Eğer kusurların varsa, onlardan kurtulmaya çalışmalısın ve bundan korkmamalısın. Yapılmış şeyler üzerinde konuşmak lüzumsuzdur, geçmiş şeyleri ayıplamak da manasızdır. Bir insan sabahleyin doğru yolda ise, akşam saatlerinde de öyle kalacak ve bundan pişman olmayacaktır. Tevazu ile konuşmayan bir kişi, zamanla bununla ilgili bütün kelimeleri de tamamıyla unutabilir. Kelimelerin kuvvetini bilmeyen insanlarla esaslı bir konuyu konuşmak mümkün değildir. İhtiyatlı insan nadiren hata işler. Doğaya göre bütün insanlar birdir, fakat pratikte birbirlerinden dehşetli ayrılık gösterirler. Namık Kemal Okumayı öğrenmek, en güç sanattır. Ademin hayvaniyeti yemekle, insaniyeti okumakla kaimdir. Yüksel ki yerin bu yer değildir, Dünyaya geliş hüner değildir. Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten.. Ne sin iledir, ne sal iledir, ne cah iledir Ne mal iledir beyim ululuk, kemal iledir . İnsan ne söylediğini bilmeli, fakat her bildiğini söylememelidir. İnsan olana, öldükten sonra bir güzel ad bırakmak belki hiç ölmemekten hayırlıdır. En güzel çiçeklerin arasında yılan bulunur. Köpektir zevk alan sayyadı (avcı) bi insafa hizmetten. Bu kadar adam gördüm, içlerinden hiçbiri dünyadan hoşnut değil, hiçbiri de dünyadan gitmek istemez. Hake yüz sürmekle kaaimse yer üstünde hayat ihtiyar et altını hakin hayatın rağmına. Ne efsunkar imişsin ah ey didar-ı hürriyet Esiri aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten Kılıç iki elle kullanılmaz. İnsan, ne idraksiz mahluktur! Herkes kimsenin sağ kalmadığını bilir de, kendinin öleceğine inanmak istemez. NAPOLEON Akıl ve zekanın ne olduğunu çok araştırdım. Nihayet bunun düşünceli cür’etten başka bir şey olmadığını anladım. Asker olmak, sonra asker olmak, yine de asker olmak gerek. Ayrılık, küçük ihtirasları unutturur, büyükleri kuvvetlendirir. Benim için yararlı olsa bile korkaklığa yanaşmam. Bütün devletler hazımsızlıktan ölür. Dahiler, çağlarını aydınlatmak için yanmağa mahkum göktaşlarıdır. Dünyada iki büyük kuvvet vardır. Birisi kılıç, diğeri kalemdir. Fakat kılıç kuvveti ergeç kalem kuvvetine mağlup olur. Eğerini sarmış bir millete kolan vurmak kadar güç şey yoktur. En hakiki mürşit: Kesin bir karardır. İnsan üniformasının adamı olur. İstikbal de, şeref gibi, kumsalı olmayan kayalık bir adadır. Kuvvet daima kuvvetlidir, coşkunluk daima coşkunluktur. Fakat ikna edilen şey kalplerde kalır ve onlara nakşolunur. Savunma halinde olan bir birlik yenilmeğe mahkumdur; bu askerlik sanatının bir aksiyomudur. Sulh, sulh diye bağırmakla elde edilemez. Şehitleri şehit yapan ölümleri değil, ölümlerinin sebebidir. Türkler öldürülür, lakin mağlup edilemezler. Üç gazete, beni yüz sancaktan daha çok korkutur. Vatanını kurtaran insan, hiçbir kanunu çiğnemiş sayılmaz. Yüce olarak bilinen şeylerden gülünç olana, yalnız bir adım vardır. Zafer, ısrar eden ve dayananındır. Zekanın hakları kuvvetin haklarından daha üstündür
__________________ |
|||||||||||||
|
|
|
|
|
#7 (permalink) | |||||||||||
|
Rusya - Rus atasözleri
İnsanı elbisesine göre karşılarlar, bilgisine göre ağırlarlar. Uyuyan tilki rüyasında tavuk görürmüş. Bu kadar zeki olma, senden daha zekileri hapiste. Her ne kadar zaman zaman tavuklardan daha alçakta uçuyorsa da, tavuklar hiç bir zaman kartal yükseldiğinde uçamazlar. Kurtlarla arkadaş ol, yalnız elinden baltayı bırakma. Acele hareket yalnızca sinek yakalamaya yarar. SHAKESPARE Aklın bağlamadığı dostluğu, akılsızlık kolayca çözebilir. Hiçbir miras, doğruluk kadar zengin değildir. İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür. Herkese kulağını, ama çok azına sesini ver. Ah! Bu kadar okudum, bu kadar öykü ya da destan duydum, aşkın yolu asla düz gitmiyor. İyimser, yaranın üstünde artık kabuk, kötümser ise kabuğun altında yine yara görür. Bazı yıkılışlar, daha parlak kalkınışların teşvikcisidir. Konuşmadan önce düşün, hareket etmeden önce ölç. Geçmiş bir dost için yakınmak yeni dertler edinmektir. Cehalet Tanrının laneti olduğuna göre, bilgi göklere uçabileceğimiz kanatlardır. Nasıl bir at, üzerindeki zengin koşumların farkına varmazsa insan da içinde yaşadığı nimetlerin öyle farkına varmaz. Bir iftira başka iftiraları doğurur. Aşk bir deliliktir. Daha iyi, iyinin düşmanıdır. Yiğitlik intikam kazanmakta değil, tahammül göstermektedir. Geçmiş bir felakete üzülmek, bir yenisini davet etmenin en emin yoludur. Aslında hiç bir şey iyi veya kötü değildir. Her şey bizim onlar hakkında düşündüğümüze bağlıdır. TOLSTOY Af dileyen, kendi kendini itham eder. Aşk, kızıl gibi geçirilmesi gereken bir hastalıktır. Bekleyebilen için herşey iyi sonuç verir. Bir insanı, bulunduğu mevki ile değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmelidir. Güzel olan sevgili değil, sevgili olan güzeldir. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Hırsları kökünden atmak mümkün değildir. Onları sadece asıl ülkülerine doğru yöneltmeğe çalışmalı. İnanç, hayatın kuvvetidir. İnsanlar seni, istedikleri kadar bilsinler, ama kendi kendini aldatabilir misin? Öyle davran ki, senin iraden kendini bir kanun koyucu gibi hissetsin. Öyle davran ki, bu davranış yanında insanlığı bir araç değil bir amaç olarak göresin. Öyle davran ki, senin iradenin bir kanun gibi genel geçerliliği olsun. Savaş, mızraklı, trampetli bir bayram değildir. Onun manzarası kandır. Ölümdür. Tarihin konusu, kavimlerin ve insanların hayatıdır. VİCTOR HUGO Öğrendikten, sevdikten sonra daha çok acı çekeceksiniz Barış, her şeyi hazmeden mutluluktur. Çalışma uçup gidebilen bir alışkanlıktır; bırakması kolay, yeniden başlaması zor bir alışkanlık. Ölüm bu; ne hükümdar tanır, ne soytarı; herkesi aynı iştahla yutar. Hayat, felaket, yalnızlık, yüzüstü bırakılmışlık, yoksulluk kendine göre kahramanları olan savaş alanlarıdır. Evlatlarını sevmeyen babalar olabilir; ama, torununu çıldırasıya sevmeyen dede olamaz. Kadınsız bir erkek horozsuz bir tabanca gibidir; erkeği ateşleyen kadındır. VOLTAİRE... VOLTAİRE... Ayrılık, tatmin edilmeyen aşkı arttırır. Her zaman zevk, zevk olmaktan çıkar. Bir şeye düşkünlük hayvanlarda bile yoktur. Hiçbir ordu, zamanı gelmiş bir düşünceye karşı duramaz. İnsan zeka karşısında eğilir ama şefkat karşısında diz çöker. İnsanoğlu hiç de kötü olarak yaratılmamıştır; ama hastalandığı gibi kötüleşir de. İyi bir taklit, kusursuz bir yaratıştır. Kendi nefsine hakim olan, dünyaya hükmedebilir. Pek az insan başkalarının deneylerinden yararlanmayı bilecek kadar akıllıdır. Seçilmiş birkaç kitaptan güzel ne olabilir. Tanrıya ettiğim dua pek kısadır; Tanrım düşmanlarımı gülünç duruma düşür. Vahşiler hariç, bütün insanlar, kitapların hükmü altındadır. Vatana sadakatla hizmet edenin atalara ihtiyacı yoktur. Vatanımız, bütün asil ruhlar için en mukaddes bir yerdir. Yarabbi ben düşmanlarımı yenmeğe kadirim. Sen beni dostlarımdan koru. APO'DAN İNCİLER "Şerefli bir ölüm yaşamanın en güzel ifadesidir." "Ruhunu satmama, bütün renkleri, bütün sesleri bir sanatkar inceligiyle hissetme, anlam verme benim için önemlidir..." “ Sehitlerimizin her biri bir parça vatan, her biri bir kahraman...onlar, özgür Kürdistan’in vatanin çiçekleridir...Onlar, yeni özgür toplumda bir gül gibi dipdiri yasayacak, kipkizil bir gül gibi toplumun her bir kösesini süsleyecek ve özgürlük atesinin sürekli aydinlatan alevleri olacaklar...” “Büyük hedef sahibi olmak için büyük ruhunuz olmali. Ruhunuz büyük duyacak. Özgürlügü duyacak, topragi duyacak...” “Uygarliksal ilerlemeyi her zaman hayranlikla karsilayamiyorum. Bunun içinde birçok kirin, insanliga karsit gelismelerin oldugunu görüyorum. Ve bu tuzaga düsmemek için ilkel kalmayi, en azindan birçok yanimla ilkel olmayi tercih ediyorum. Ilkellikten vazgeçmenin büyük bir tehlike olacagini düsünüyorum. Bütünüyle güncel olmak, bana göre önemli oranda insan olmaktan vazgeçmektir...” “Dagda yasamanin kurallari oldugu gibi, güllerle, gül bahçesinde dogru yasamanin da kurallari vardir. Güller en kizgin savasin verildigi yerde güzel biterler. Savasin olmadigi yerde harabeler, harabenin oldugu yerde güller bitmez. Gül savasi ister, savas gül ister. Her büyük savasçinin oldugu yerde gül bahçeleri biter. ” “Tarihte binlerce adsiz Sehidi ve niçin son nefesini verdiklerini söyleyemeyecek durumda olanlarin son sözlerini söylemek istedim. Dilsiz birakilan, nerden, nasil vuruldugu, çaresizlige mahkum kilindigi bile belli oymayan bir halkin, tarihin en eski ama ihanete en çok ugramis halkinin gerçegini, çigiliklarini yansitmak istedim. ” ‘‘Tarih günümüzde gizli ve biz tarihin baslangicinda gizliyiz" ‘‘Sosyalizmde israr insan olmakta isrardir" ‘‘Tarihi anlamak, günümüzü anlamaktir" ‘‘Sehitlerimiz bütün caglarin özünü günümüze getiren tasiyicilardir" ‘‘Devrimci eylem, tarihi düzelten eylemdir" ‘‘Tarih bir yasam bilincidir, suurudur" ‘‘Bana göre tarih, hala yasanmasi gereken bir yastadir" ‘‘Gerçek cesaret, baris kisiligini gelistirmektir, gücü olanlar bunu yapabilir" ‘‘Her sey baris ve demokratik bir gelecek için" ‘‘Tarih ve gelenek neyse, günümüz ve gelecek odur" ‘‘Gelecegi kazanmak, olumsuz tarihi mirastan çikarmakla mümkündür" "Kendinizi satmayin, kendinizi çok ozgur kilin çok guzel kilin, sizden ilham alinsin." "Bir degil binler sizi sevsin." "Aslinda egitim bir terbiyedir bu halki buyuk terbiyesizler haline kim getirmis." "Bana kendini yakin hisetmek demek, nekadar basarirsaniz o kadar yeriniz var demektir, ne kadar emek sahibiyseniz o kadar anlaminiz, ne kadar estetikseniz o kadar hayranligim olur demektir." DİNİ "İlim, insanlığa, telgrafı, elektriği, teşhisi ve bir takım hastalıkları tedavi çarelerini verdi. Din de ferdlerde ruhî sükûneti ve ahlâkî muvazeneyi te'min eder. İlim ve din, kâinatın hazinelerini açmak için kullandığımız hakikî iki anahtardır. İnsan ilimden istifade eder, fakat din ile yaşar." (William James) "Bir tabiat kanununu ifade eden her formül, Allah'ı öven bir İlâhîdir." (Maria Mitchell) "Hangi sahada olursa olsun, ilimle ciddî şekilde meşgul olan herkes, ilim mâbedinin kapısındaki şu yazıyı okuyacaktır: "İmân et!" İman, ilim adamının vazgeçemiyeceği bir vasıftır." (Max Planck) "Kâinatın Yaratıcısına olan inanç, ilmi araştırmanın en kuvvetli ve en asîl muharrik gücüdür." (Albert Einstein) "Vicdanın ziyası ulûm-u diniyyedir [dinî ilimlerdir]. Aklın nuru fünû*-u medeniyyedir [modern fenlerdir]. İkisinin imtizacı ile hakikat tecelli eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervâz eder [uçar]. İftirak ettikleri [ayrıldıkları] vakit, birincisinde taassub; ikincisinde hîle, şübhe tevellüd eder." (Bediüzzaman) "Dinsiz ilim kör, ilimsiz din topaldır." (Albert Einstein) "İlim ile din, birbirini nefyetmez (inkâr etmez), bil'akis tamamlar. Çünkü bunlardan biri aklın, diğeri gönlün (kalbin) ışığıdır. Ve insan ne yalnız akıldan, ne de gönülden ibarettir. Fakat hem akıl, hem de gönül sahibi bir varlıktır. Dinsiz ilim belki aklı tatmîn eder, fakat muhakkak ki gönlü karartır. Nitekim ilimsiz din de ruhu ve gönlü ışıtır, fakat aklı karanlıkta bırakır. Binaenaleyh, insanlığın hayrı ve faydası, ne bugün olduğu gibi yalnız ilme bağlanmaktır, ne de orta zamanlarda olduğu gibi yalnız dine sarılmaktır. Fakat her ikisine birden sahip olmaktır." (Ali Fuad Başgil) "Allahu Teâlâ'nın mahlûklarını inceleyen fen adamları, O'nun büyüklüğünü herkesten iyi anlarlar." (Fahreddin-i Razî)
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
|
#8 (permalink) | |||||||||||
|
KIZILDERELİ
Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz. (Ute Kabilesi) Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder. (Hopi Kabilesi) Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım. (Apache Kabilesi) Şeytan hakkında konuşmayın. Gençlerin kalbinde merak uyandırır. (Siyu Kabilesi) Bir kere "Al şunu" demek, iki kere "Ben vereceğim" demekten iyidir. (Kabilesi bilinmiyor) Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli. (Siyu Kabilesi) Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce, daima kendi makoseninin içine bak. (Sauk Kabilesi) Bir düşman çok, yüz dost azdır. (Hopi Kabilesi) Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır, ya da güneş açacaktır. (Cherokee Kabilesi) Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü! (Cheyenne Kabilesi) Doğum yapan her şey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır. (Mohawk Kabilesi) Unutmayın çocuklarınız sizin değildir. Onu Yaratıcıdan ödünç aldınız. (Mohawk Kabilesi) Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Halbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal. (Lumbee Kabilesi) Aşkı tanıdığında, Yaratıcı'yı da tanırsın. (Fox Kabilesi) Allahın kelimeleri meşe yaprağı gibi sararıp düşmez; çam yaprağı gibi ilelebet yeşil kalır. (Mohawk Kabilesi) kültür > Kürtçe atasözleri, deyimler Agır berda kayê xwe da ber bayê. - Samanı ateşe verdi, kendisi kenara çekildi. Agır xweşe lêari jê çêdıbe. - Ateş iyi de külü olmasa. Aqlê sıvık barê gırane. - Hafif akıl ağır yüktür. Aşê dêhna bı xwe dıgere. - Delinin değirmeni kendi kendine çalışır. Av bı bêjingê nayê cıvandın. - Elekle su toplanmaz. Ava de seri; çı buhustek çı çar tıli. - Başı aşan su; ha bir karış olmuş, ha dört parmak. Ba jı tehtê çı dıbe? - Yel kayadan ne götürür. Ban qul be bınban şıle. - Dam delikse damdibi ıslaktır. Baran dısekıne ga bı cıl dıke. - Yağmur durunca öküze çul örtüyor. Behr bı devê kûçka heram nabe. - Deniz itin ağzıyla haram olmaz. Bela tên serê mêra. - Bela yiğidin başına gelir. Bext nadım bı text. - Bahtı tahta değişmem. Bı desta berda bı lınga bıdû gerya. - Elini bıraktı, ayağı ile ardına düştü. Bı dınyê bışêwır bı aqlê xwe bık. - Dünyaya danış, aklına göre yap. Bıla avıs be kengi dızê bıla bızê. - Gebe olsun da ne zaman doğurursa doğursun. Bıla cwangê rokê bım, ne çêleka sed roji bım. - Bir günün boğası olayım, yüz günün ineği olmayayım. Bıla dılê mı bı dıl be bıla tûrê kırasê mû lı mı be. - Gönlüm hoş olsun da varsın giysim kıldan olsun. Bıla hespê çê be bıla bê nal be. - İyi at olsun da varsın nalı olmasın. Bıla rû bêşe zık ne êşe. - Yüz acısın, karın ağrımasın. Bırindar bı bırina xwe zane. - Yaralı yarasını bilir. Bı xweziya dest nagihê baqê keziya. - Keşke ile eller saç örgüsü demetine yetişmez. Carna mırov jı yarê diya xwere dıbê yabo. - Gün olur insan anasının dostuna baba der. Çavê derigırtiya lı ê derivekıryaye. - Kapısı kapalı olanın gözü kapısı açık olandadır. Çêlikê mara bê jahr nabın. - Yılanın yavrusu zehirsiz olmaz. Çıra jı korare def jı kerare bêfêdeye. - Çıranın köre, davulun sağıra yararı yoktur. Çû dermanê mizê gû lê esıri. - Sidik ilacına gitti kabız oldu. Dara xweziya şin nabe. - Keşkenin ağacı yeşermez. Darê jı bıni nebır. - Ağacı kökünden kesme. Deryê xerata bı bena gırêdayiye. - Marangozun kapısı iple bağlıdır. Deryê xwe bıgır ciranê xwe sız dernex. - Kapını kapa, komşunu hırsız çıkarma. Destê xebıti lı ser zıkê têre. - Çalışan el tok karnın üstündedir. Destkê bıvır ne jı darê be dar nakeve. - Baltanın sapı ağaçtan olmazsa ağaç devrilmez. Dev dıxwe rû fedi dıke. - Ağız yer yüz utanır. Dêhn ne dêhnın; ê jı wan bawer dıkın dêhnın. - Deliler deli değil onlara inananlar delidir. Dê û dotê şerkırın, bêaqıla bawer kırın. - Ana kız kavga ettiler, akılsızlar inandı. Dıbêjın tu lı rê qede û bele lı rê. - Derler ki sen yola çıkınca kaza bela birlikte yola çıkar. Dıkana Bekıro; du qalıb sabûn û çar torbe xwê. - Bekir'in dükkanı; iki kalıp sabun, dört torba tuz. Dılê şıvên bıxwaze kare jı nêri şir derxe. - Çobanın gönlü isterse tekeden süt çıkarır. Dılê tırsonek sênga gewr nabine. - Korkak yürekli ak göğsü göremez. Dınya guleke, bêhn bıke û bıde hevalê xwe. - Dünya bir güldür, kokla ve arkadaşına ver. Dınya lı dınyê; çavê gur lı mihê. - Dünya durdukça kurdun gözü koyundadır. Dit ezım nedit dızım. - Gördüyse benim, görmediyse hırsızım. Dûjmınê te gêrıkek be ji disa hesabê xwe bıke. - Düşmanın bir karınca bile olsa önlemini al. Dûr bi nure. - Uzak ışıklıdır. Eger xêr bê welatekiwê bıgıhije hemı cihê welât. - Eğer bir ülkeye iyilik gelirse ülkenin her yerine ulaşır. Erd bırınc be, av rûn be, ku xwedi tunebe zû xelas dıbe. - Yer pirinç olsa, su da yağ, sahibi yoksa tez biter. Eyarê bênamûsa fırehe. - Namussuzun postu geniştir. Ez çı dıbêjım bılûra mı çı dıbêje. - Ben ne diyorum kavalım ne çalıyor. Ez ezım tu tuye. - Ben benim sen sensin. Ez hêdi dımeşım bela dıghê mı, ez zû dımeşımez dıghêm bela. - Yavaş yürüyorum bela bana yetişiyor, hızlı yürüyorum ben belaya yetişiyorum. Ê dızya hıngıv bıke wê mêş pêvedın. - Bal hırsızını arı sokar. Ê jınê berde lı paniyê nanêre. - Karıyı boşayan ardından bakmaz. Ê ne dı şerde be şêre. - Kavgada olmayan aslan kesilir. Ê rabe cihê wi, ê bımre jina wi dımine. - Kalkanın yeri, ölenin karısı kalır. Êş hat Şam'ê, ecelhati mırın. - Bulaşıcı hastalık Şam'dan geldi, eceli gelenler öldü. Fala qereçiya lıhev derdıkeve. - Çingenenin falı birdir, atar tutturur. Feqir çûn xwe dalıqinın ditın ku dewlemend lı ba dıbın. - Fakir kendini asmaya gitti, zenginlerin ipte sallandıklarını gördü. Galgala ket nav dev û dırana, wê bıgere lı bajar û şarıstana. - Ağız ve dişerin arasına düşen söz, kentleri memleketleri dolaşır. Giha dıbın kevırde namine. - Taşın altında ot kalmaz. Gotna rast bı mırov ne xweş tê. - Doğru söz insana hoş gelmez. Gul ew gul bû baran ji lê hat şıl bû. - Gül gül değildi, yağmur yağdı mahvoldu. Gur dikujin qijak dıxun. - Kurt öldürür karga yer. Ha kevır lı cer ket ha cer lı kevır ket. - Ha taş testiye değmiş ha testi taşa. Hechecikê sılava lı hecêk. - Ey kırlangıç hacca selam söyle. Hemı çêlek tên dotın, hemi gotın nayên gotın. - Her inek sağılır, her söz söylenmez. Hem jı dêrê bû hem ji jı mızgeftê. - Hem kiliseden oldu hem de camiden. Hem serê xwe dışkine hem ji xercê xwe dıde. - Hem başını kırdırıyor, hem de vergisini ödüyor. Here mıletan, bıgre adetan. - Uluslara git, gelenekler öğren. Her giha lı ser koka xwe şin tê. - Her ot kendi kökü üzerinde yeşerir. Her kezizerek sımbêlsorek lı hımbere. - Her sarı örgülünün yanıbaşında bir kaytan bıyıklı vardır. Her tışt jı zıravi mırov jı stûri dıqete. - Her şey incelikten, insan kabalıktan kopar. Heta mı xwe naskır mal lı xwe xelas kır. - Kendimi tanıyıncaya kadar malımı bitirdim. Hevalê bêje "heval heval" mede dû. - "Arkadaş arkadaş" diyen arkadaşın ardından gitme. Heyfa cıwaniyê piri lı pêye. - Yazık gençliğe, yaşlılık ardından geliyor. Heywana tu bıgerini wê erzan bıbe. - Gezdirdiğin hayvan ucuz olur. Hın dıkın hın dıxwun. - Kimi yapar kimi yer. Hıngıvê debeye dı eyarê kâçıkdaye. - Süzme baldır ama it postu içindedir. Hûrık hûrık dagır tûrık. - Ufak ufak doldur dağarcığını. Jı hırçkê du eyar dernayê. - Bir ayıdan iki post çıkmaz. Jın kelehe mêr gırtiye. - Kadın kaledir erkek tutsaktır. Jı pıra pır dıçe jı hındıka hındık. - Çoktan çok gider, azdan az. Jı rovi fenektır tune jı eyarê wi pırtır tune. - Tilkiden kurnaz yoktur, derisinden de çok yoktur. Jı xelkêre masigıro jı xwere kwêsigıro. - Elaleme balıkçı kendine kaplumbağacı. Kanya ku tu avê jê vexwi kevra navêjyê. - Su içtiğin kaynağa taş atma. Karê ne jı mıre bayê wê dı ser mıre. - Benim olmayan işin yeli üzerimden geçsin. Keçkê bêbav çiyayê bêav. - Babasız kız susuz dağ gibidir. Keda helal dıbe mû naqete, keda haram bıbe weris ji dıqete. - Helal ekmek kıl olsa kopmaz, haram ekmek halat da olsa kopar. Kerê mıri jı gur natırse. - Ölmüş eşek kurttan korkmaz. Kes nakeve gora kesi. - Kimse kimsenin mezarına girmez. Ku kela şorbê çû buhayê heskê pere nake. - Çorba taşarsa kepçenin değeri para etmez. Kumê rasta tım qetyayiye. - Doğru kişinin külahı hep yırtıktır. Kurmê şiri heta piri. - Ana sütündeki kurt ölüme kadar. Ku te gırt bermede ku te berda bı dû nekeve. - Tuttunsa bırakma, bıraktınsa ardına düşme. Kûçık jı kê bıtırse bı wi ali dıreye. - Köpek korktuğu yana havlar. Lê kaliyê lê koriyê; mırın çêtırejı feqiriyê. - Ah yaşlılık ah körlük; ölüm yoksulluktan iyidir. Lı bejnê neri bı zêra kırî, laçek rakır kertkê guri. - Boyuna posuna baktı altınla aldı, örtüsünü kaldırdı kel çıktı. Lı kerê mırî dıgere ku nala jêke. - Ölmüş eşek arıyor ki nalını kopara. Mala me lı çoyê meye; çoyê me lı ser mılê meye. - Evimiz sopamızda, sopamız omzumuzun üstündedir. Malê axê dıçe canê xulêm dêşe. - Ağanın malı gider uşağın canı yanar. Malê çamêrki û xesiski wek hev dıre. - Cömerdin malıyla cimrinin malı aynı oranda harcanır. Mal lı ser malê nabe. - Ev üstünde ev olmaz. Mal mala teye lê bı alyê fıraxa nere. - Ev evindir ancak mutfak tarafına gitme. Meger lı newala nebin xeyala. - Vadilerde dolaşma, kabus görme. Mêja Kurmanca ne ibadete, adete. - Kürt'ün namazı ibadet değil adettir. Mêrê qels du cara şer dıxwaze. - Güçsüz adam iki kez kavga ister. Mırın mırıne xırexır çıye? - Ölüm ölümdür, hırıltı nedir? Mırişka bıgere wê lıngê wê bı zelq be. - Gezen tavuğun ayağında pislik olur. Mırov bı carkê qûnek nabe. - Bir seferle ibne olunmaz. Mırov xwe bı destê xwe ne xurine xura mırov naşkê. - İnsan kendini kendi eliyle kaşımazsa kaşıntısı geçmez. Nabêjın kê kır; dıbêjın kê got. - Kim yaptı demezler kim söyledi derler. Nan û pivaz hebe nexweşi çavreşiye. - Ekmek ve soğan olursa hastalık çekememezliktir. Navê gur derketiye; rovi dınya xera kır. - Kurdun adı çıkmış; tilki dünyayı yıktı. Ne dujmınê xeraba bın; dujmınê xerabiyê bın. - Kötülerin düşmanı değil kötülüğün düşmanı olun. Ne fene, ev çı dar û bene? - Tuzak değilse, bu ne değnek ve iptir? Ne xwar ne da hevala, geni kır avêt newala. - Ne yedi ne arkadaşlara verdi, kokuttu vadilere attı. Nıvışta bê tışt, xwedyê xwe kuşt. - Ücretsiz muska sahibini öldürdü. Pısik ne lı male mışk Evdırrehman'e. - Kedi evde olmayınca fare Abdurrahman kesilir. Pivaz, çı sor çı sıpi. - Soğan, ha kırmızı ha beyaz. Qantır nazê xwêy şin nayê. - Katır doğurmaz, tuz yeşermez. Qedrê gulê çı zane; kelbeş dıvê kerê reş. - Gülün değerini ne bilir; devedikeni ister kara eşek. Qûna wê qûna mırişkêye hêkê qaza dıke. - Götü tavuk götüdür kaz yumurtası yumurtluyor. Reng rengın, sor bı dengın. - Renk renktir, kırmızı ünlüdür. Rûyê reş ne hewci teniyêye. - Kara yüze is gerekmez. Serê du berana dı beroşkêde nakela. - İki koçun başı bir tencerede kaynamaz. Sê wêne dost hene: Nano, gano, cano. - Üç türlü dost vardır: yiyici, ırz düşmanı, candan dost. Sımbêl bı pısika ji heye. - Bıyık kedide de vardır. Şahdê rovi terya wiye. - Tilkinin tanığı kuyruğudur. Şeb û şekır çûn Diyarbekır, şekır rûnişt deng nekır, şeb rabû pesnê xwe kır. - Şap ile şeker Diyarbakır'a gittiler, şeker sustu oturdu, şap kalktı kendini övdü. Şerê sıbehê jı xêra êvarê çêtıre. - Sabahın kavgası akşamın hayrından iyidir. Şeva reş keleha mêraye. - Kara gece yiğidin kalesidir. Şeytên gotiye "ê lı xwe bı heyıre ez dı winım." - Şeytan, "Şaşırıp kalanı edeyim." demiş. Şêr şêre; çı jine çı mêre. - Aslan aslandır; ha dişidir ha erkek. Şıkefta sed pez heryê wê sed û yek pez ji heryê. - Yüz koyunun sığdığı yere yüzbir koyun da sığar. Şûr kalanê xwe nabıre. - Kılıç kınını kesmez. Ta bı ta dıbe rih. - Kıl be kıl sakal olur. Taji bı zorê nare nêçırê. - Tazı zorla ava gitmez. Teyrê ku goşt dıxwun nıkılxwarın. - Et yiyen kartallar eğri gagalı olur. Tımayi bırakuje. - Tamah kardeş öldürendir. Tırsa gur jı baranê heba wê jı xwere kulavek çêkra. - Kurdun yağmurdan korkusu olsaydı kendine bir aba yapardı. Tu bı hıriba tê lı nav keri ba. - Yapağılı olsaydın sürü arasında olurdun. Tu cehnemê nebini buhuşt bı te xweş nabe. - Cehennemi görmezsen cennet sana tatlı olmaz. Tu çı têxi kewarê wê ew bê xwarê. - Dolaba ne koyarsan onu alırsın. War ew ware lê bıhar ne ew bıhare. - Yer aynı yer ama bahar aynı bahar değil. Wê ev hevira hin gelek avê hıline. - Bu hamur daha çok su kaldırır. Xeber çekê jınêye. - Küfür kadının silahıdır. Xeta xwar jı gayê pire. - Eğri çizgi yaşlı öküzdendir. Xwedê jı yekire xera bıke dıranê wi dı pelûlê de dışkê. - Allah birisinin işini bozarsa dişi sütlaçta kırılır. Xwedyê xêra dıbe evdalê ber dêra. - İyilik sahibi kilisenin hizmetçisi olur. Xwestek û kodık bı şûnde? - Dilencilik ve utangaçlık olmaz. Xılt çıqas axê bıkole bı serê xwe dadıke. - Köstebek ne kadar toprağı kazarsa başına döker. Ya nare aş ya ji dıre aşvan dıkuje. - Ya değirmene gitmiyor ya da gidip değirmenciyi öldürüyor. Yarê diya mı yek ba mınê bı dendıkê bıhiva bı xwedi bıkra. - Anamın dostu bir tane olsaydı onu bademiçiyle beslerdim. Yek ta nabe du ta tê ranabe. - Bir iplik olmuyor, iki iplik geçmiyor. Zıkê zaroka tıjeye lê zımanê wan nagere. - Çocukların karınları söz doludur ama dilleri dönmez. Zımanê dırêj darkukê serê xwedyê xwe ye. - Uzun dil sahibinin başına ağaçkakandır. Zor gêzerê radıke. - Zor, havucu kökünden çıkarır.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
|
#9 (permalink) | |||||||||||
|
AFRİKA ATASÖZLERİ Afrikada her sabah bir ceylan uyanır,en hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini;yoksa öleceğini bilir.Afrikada her sabah bir aslan uyanır,en yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa aç kalacağını bilir.Aslan yada ceylan olmanızın bir önemi yoktur.Yeterki güneş doğduğunda koşmak zorunda olduğunuzu bilin. Sular yükseldikce balıklar karıncaları yer,sular çekildikce de karıncalar balıkları yer. Kimse bu günkü üstünlüğüne gücüne güvenmemeli... Çünkü,kimin ,kimi yiyeceğine,suyun akışı karar verir... Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı. Biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık. Bilge herşeyi bilmez, sadece ahmaklar herşeyi bilir. ARNAVUT Dilinden bülbül, kalbinden katil. Fareye aslan nedir demişler, kediyi göstermiş. Kasabı sormadan hesabı yapma. Akıl insanın külahında bir çividir.Yumruk yemeden içeri girmez. Akıllı başta aptal saçın işi ne? Araba kırılınca yol gösteren çok olur. Borç verirken ya paranı, ya dostunu kaybedersin. Çabuk gelen kötü şans, geç gelen iyi şanstan iyidir. Borç verirken ya paranı, ya dostunu kaybedersin. Çabuk gelen kötü şans, geç gelen iyi şanstan iyidir. BULGAR ATASÖZLERİ Mandayı nalladıklarını gören kurbağa da ayağını kaldırmış. Parlayan her şey altın değildir. Eti tadan çoban köpeğinden hayır gelmez. Kış güneşine,kadın gülüşüne inan olmaz. Torbada ne varsa,çorbada da o vardır. Aç köpekle sürü beklenmez. Büyük ambar,küçük ölçekle dolmaz. Delilere çan takmaya kalksalar,demirin kilosu yüz milyon olur. Bir ama pir. Bir çıplağı bin zırhlı soyamaz. Boklu ,çamurluya mana bulur. Gökteki yıldızları değil, yerdeki sürülerini bir kere daha say. Güler yüz altından anahtardır. Altın leğenin kan kusana ne faydası var. -A- Aba vakti aba, yaba vakti yaba : Her şey zamanında yapılırsa kişi kazançlı olur. Abanın kadri yağmurda bilinir : Daha önce kıymetsiz gibi görünen bir çok şeyin, kullanım zamanı geldiğinde değeri artar. Abdal abdalın ne umduğunu, ne bulduğunu ister : Sosyal seviyesi eşit insanlar birbirlerini çekemezler. Acemi katır kapı önünde yük indirir : Elinden yeterince iş gelmeyen kimseler, kendilerine verilen görevi istenildiği biçimde yapamazlar veya yarım bırakıp kaçarlar. Acemi nalbant gibi kah nalına vurur, kah mıhına : Söylediği sözlerle yaptığı işler arasında tutarlılık yoktur. Bunu da genellikle bilmeyerek yapar. Acı patlıcanı kırağı çalmaz : Hayatta birçok problemlerle karşılaşıp bunlardan başarı ile çıkmış olanlar, bundan sonra karşılaşacakları zorlukları da atlatıp başarı ile çıkarlar. Akıl kişiye sermayedir : Kişinin yaptığı işte başarı sağlaması, aklını kullanması ile orantılıdır. At yedi günde, it yediği günde : Toplumlar arası ilişkilerde olgun ve asil kişiler, kişiliklerini hemen ortaya koymazlar. Ayranım ekşidir diyen olmaz : Her kişi neyi ele almışsa onun iyi olduğunu savunur. -B- Baba ekmeği zindan ekmeği, koca ekmeği meydan ekmeği : Kadınlar için baba evinde kalmak, belli bir zamana kadar normaldir. Evlendiği zaman ise kendi kurallarına göre yaşayacağından dolayı daha rahat olacaktır. Baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşır : Aile reisi olan babanın önceleri yaptığı kötü bir işin sıkıntısını çocuğu çeker. Babadan mal kalır, kemal kalmaz : Babası ölen kişiye maddi varlıklar kalabilir ama olgunluk ve fazileti miras olarak kalmaz. Babaya dayanma, karıya güvenme : Kişi, maddi konularda babasına değil kendine güvenmelidir. Kadın ise kolay etkilenen bir varlık olduğu için verilen sırları bir başkasına aktarabilir. Baca eğri de olsa dumanı doğru çıkar : Yaradılışı itibariyle iyi olan kişi en kötü durumda bile olsa bu niteliğini kaybetmez. Bal demekle ağız tatlanmaz : Güzel sözler söylemekle güzel şeyler her zaman gerçekleşmez. Besle kargayı oysun gözünü : Kıymet bilmez kişiler kendilerine yapılan iyiliğe, kötülükle karşılık verebilirler. Boşboğazı ateşe atmışlar, odun yaş diye bağırmış : Aklına her geleni söyleyen kişiler,toplum içinde sevilmezler. Büyük lokma ye büyük söz söyleme : Hayatta hiçbir zaman başkalarının durumu küçümsenmemelidir. -C- Cahil adam meyve vermeyen ağaca benzer : Bilgisiz kişiler etraflarına faydalı olamadıklarından ve davranışlarında olumlu sonuçlar beklenmediğinden dolayı faydalı kişiler değildirler. Cahilin dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir : Alim her şeyi bilen kimsedir. Yaptığının sonuçlarını bilir ve katlanır. Kendisi ile dost olmak mümkün olduğu gibi düşman olunduğu zaman da bir noktada anlaşmak mümkündür. Cahil kişiler iyi niyetli görünseler de onlarla anlaşmak güçtür, hatta mümkün değildir. Cami ne kadar büyük olsa imam bildiğini okur : Bir toplulukta çok kişi ve fikir olsa da karar verme yetkisine sahip kimseler, kendi bildiklerini uygularlar. Can boğazdan gelir : İnsanın hareketli ve üretken bir yaşam sürdürebilmesi için beslenme biçimine dikkat etmesi gerekir. Can cümleden azizdir : İnsanlar kendi çıkarlarını her zaman başkalarının çıkarlarından üstün görürler. Aksi şekilde davrandıklarında bile kendi çıkarları söz konusu olduğu zaman fedakarlık yapmaktan vazgeçerler. Can çıkmayınca huy çıkmaz : Hayat boyu kazanılan alışkanlıklar da gelişir. Ama değiştirmek çok zordur. Kişi ölünceye kadar devam eder. Canı acıyan eşek, atı geçer : Karşılaştığı bir konuda ziyan gören, canı yanan kimse aynı zarara uğramamak için var gücüyle çalışır. Canı kaymak isteyen, mandayı yanında taşır : Güzel ve varlıklı bir yaşam sürmek isteyen kişi kendisine bu yaşamı sağlayacak olan varlıkları çok yakınında bulundurmalıdır. Cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilemez : Hayatında dert ve sıkıntı çekmemiş olan kişiler, mutluluğun kıymetini anlayamazlar. Cins kedi ölüsünü göstermez : Soylu kimseler çok zor durumda da olsalar, durumlarını belli etmezler. Cömert ile nekesin harcı birdir : Parayı kullanma biçimi, onun niteliğini değiştirmez. -Ç- Çabuk parlayan çabuk söner : Layık olmadıkları makamlara getirilen kişilerin, bir süre sonra yetersizlikleri ortaya çıkar. Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme : İnsanlar davet edildikleri yerlere mutlaka gitmelidirler. Çünkü davet eden kişi tarafından istenmektedirler. Çağrılmayan yere gitmek ise yüzsüzlük ve arsızlık olur. Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez : Güzelliklerin simgesi olan gülün çalıda yaşaması düşünülemez. Aynı şekilde, cahil kişiye de sözün doğrusunu anlatmak mümkün değildir. Cahil olduğu için kendi bildiklerinin dışında da doğruların bulunduğunu kabul etmesi mümkün değildir. Çalışmak ibadetin yarısıdır : İbadet kişiyi kötülüklerden sıyırır, iyilik yolunda ilerletir. Tanrı yolunda çalışmak ta kişiyi kötü duygulardan arındırır. Bunun içindir ki çalışmak, ibadet kadar büyük değer taşır. Çalma elin kapısını, çalarlar kapını : Kişi hayatında bilerek ve isteyerek kimseye kötülük yapmamalıdır. Böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde, günün birinde benzer olumsuzlukları yaşaması muhtemeldir. Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak, cümlenin muradını verecek hak : Her kul Tanrı'sından kendi çıkarları doğrultusunda istekte bulunur. Bu istekler birbirine zıt da olabilir. Ama Tanrı bu dilekleri şaşmaz bir düzen, uygun gördüğü biçimde yerine getirir. Çirkefe taş atma, üzerine sıçrar : Çevrelerinde kötü, edepsiz tanınan kişilerle ilişkiye girmek doğru değildir. Çocuktan al haberi : Art niyet taşımayan çocuklar, başkalarının yanında her şeyi çekinmeden konuşurlar. Çürük tahta çivi tutmaz : Esas niteliği bozulmuş bir şeyi eski haline getirmek mümkün değildir. -D- Dağ başından duman eksik olmaz : Toplumda yüksek ekonomik ve sosyal seviyeye sahip insanların, bu konumlarından kaynaklanan bir takım üzüntü ve sıkıntıları vardır. Bu durum, zenginlik ve yüksek makam devam ettiği sürece hiç eksilmez. Dağ dağ üstünde olur, ev ev üstünde olmaz : En olmayacak şeyler bile bir gün gerçekleşebilir. Ama iki ailenin aynı ev ortamında yaşaması düşünülemez. Damlaya damlaya göl olur : Küçük çabalar, büyük problemlerin çözümüne yardımcı olabilirler. Danışan dağı aşmış, danışmayan yolu şaşmış : Bilmediğini başkalarına soran kimse, işi iyi ve çabuk bitirir. Fikir alışverişinde bulunmayanlar ise başarı elde edemezler. Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz : Kötü malzeme ile güzel bir iş meydana getirilemez. Yeteneksiz kişiler, büyük sorumlulukların gerektirdiği çabayı gösteremezler. Davul dengi dengine diye çalar : Birlikte yaşayacak veya arkadaş olacak insanların eşitiyle beraber olması lazımdır. Yoksa yapılacak her işte başarısızlık kaçınılmaz olur. Devir tavında, dilber çağında : Bir işin başarılması için, o an değerlendirilmesi gereken zaman dilimleri vardır. Dikensiz gül olmaz : Yaşanan her başarı ve mutluluğun yanında, bu sürecin parçası olan küçük olumsuzluklar da mevcuttur. Düt demeye dudak ister : Niteliği ne olursa olsun, bir işi başarabilmek için yetenek ve imkanlar gereklidir. -E- Ecel geldi cihane, baş ağrısı bahane : Kişinin çok önceden belirlenmiş bir alın yazısı vardır. Bu kurala göre zamanı gelince ölecektir. Bu ölüme bir neden bulunur. Esas sebep o kişinin tanrı katına çağrılmasıdır. Ecele çare olmaz : Hayatta her durumun çaresi bulunabilir. Ama ölümü engellemek imkansızdır. Eceli gelen köpek cami duvarına işer : Bir toplulukta bütün insanların kutsal saydığı şeyleri kötüleyenler, hiçbir zaman sevilip istenmezler. Edebi, edepsizden öğren : Edepsiz kişinin hareketlerini gören, sonuçlarını izleyen kişi, bunların kötülüklerini görür ve yapmamaya çalışır. Eden bulur, inleyen ölür : Başkasına kötülük eden kimse en sonunda yaptıklarının cezasını çeker. Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur : Verimin yüksekliği, çalışmanın etkili bir şekilde gerçekleşmesine bağlıdır. Esirgenen göze çöp batar : Bir konu üzerine gereğinden fazla yoğunlaşmak, aksilikleri de beraberinde getirebilir. Evdeki hesap çarşıya uymaz : Planlanan durumlar ile ulaşılan sonuç, her zaman aynı olmayabilir. -F- Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp : Toplum yaşamında herkes aynı gelir düzeyine sahip olmayabilir. Fakir de olsa zengin de olsa çalışmamak, başkalarının sırtından geçinmeye uğraşmak tembelliktir. Fala inanma, falsız da kalma : Fala inanmak doğru değildir, aslı yoktur. Yine de insan güzel sözler duymaktan hoşlanır. Fare, çıktığı deliği bilir : Toplumun onaylamadığı işleri yapanlar, sıkıştıkları zaman nasıl hareket edeceklerini önceden hesaplarlar. Faydasız baş, mezara yaraşır : Hiçbir iş yapmadan başkalarının sırtından geçinen kimseler ölmüş sayılırlar. Çünkü ölülerin de faydası yoktur. Fazla aş, ya karın ağrıtır ya baş : Çok yemek kişinin sağlığını olumsuz yönde etkiler. Bu yüzden kararında yemek gerekir. Fazla naz aşık usandırır : Kişinin kaprislerine yakınları bir süre katlanabilirler. Ama bu naz devam edecek olursa etrafındakilere de sıkıntı verir. Felek kimine kavun yedirir, kimine kelek : Aynı toplumda şanslı ve şanssız kişilerin bir arada bulunmaları doğaldır. Fukaranın düşkünü, beyaz giyer kış günü : Toplumda saygın bir yeri olan kişiler, mevki kaybına uğradıklarında aykırı davranmaktan çekinmezler. Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar : Kişinin içinde bulunduğu çevrenin ekonomik ve sosyal yapısı, ulaşılan sonuçların niteliğini etkiler. -G- Gafile kelam, nafile kelam : Etrafında olan biteni umursamayan kimseleri doğru yola getirmek için yapılan uyarılar boşunadır. Garibin yardımcısı Allah'tır : Garip kişilerin yardımına gönlündeki inancın büyüklüğü oranında ancak Allah yardım eder. Garip kuşun yuvasını Allah yapar : Tanrı'ya inanmış kişileri, tanrı sıkıntı içinde bırakmaz. Onlar bir süre sıkılsalar da Tanrı bir yerden bir şey bağışlayarak sıkıntılarını ya kaldırır ya da hafifletir. Gavurun tembeli keşiş, Müslüman'ın tembeli derviş : Bütün dinler çalışmayı emreder. Bazı kimseler ise dini çıkarları doğrultusunda kullanıp, çalışmadan yaşamanın yollarını bulurlar ki kendileri için çok kötü bir davranışı gerçekleştirmiş olurlar. Geç olsun, güç olmasın (Başarılması çok zor işler için söylenir) : Yapılan işlerin başarıya ulaşması ve birtakım engellerin ortadan kaldırılması için fazla zaman harcanmasının ziyanı yoktur. Gel demek kolay, git demek güçtür : Bir konuğu davet etmek, bir insanı iş bulup yerleştirmek kolay ve zevk verici uğraşlardır. Ama sıkıntı veren konuğa artık git demek, işini hafife alan kimseye işe gelme demek çok zordur. Bunun için insanlara bir iyilikte bulunulacağı zaman iyi düşünülmeli, layık olana bu hizmet verilmelidir. Gelen gideni aratır : Tanışılan kişiler, unutulanlardan daha büyük hatalar yapabilir anlamında kullanılır. Gezen ayağa taş değer : Gereksiz davranışlarda bulunan kişiler, kendilerine zararlı durumların ortaya çıkmasına sebep olabilirler. Göz görür, gönül çeker : Kişi ancak ilgi duyduğu konulara karşı gözlemde bulunur. H- Hacı hacıyı Mekke'de bulur : Aynı düşüncede olan insanlar, ayrı ayrı davransalar bile bir gün aynı yolda buluşurlar. Kendilerine ait yolda veya yerde buluşurlar, birbirlerini bulurlar. Hacı Mekke'de, derviş tekkede : İnsanlar yetişme şekillerine göre kendilerine uygun bir ortamda yaşarlarsa mutlu olabilirler. Yoksa ömürleri sıkıntı içinde geçer. Bulundukları yerde sevilmez ve istenmezler. Haddini bilmeyene bildirirler : Yetkili olmadığı konularda ahkam kesenler, hak ettikleri durumlarla mutlaka karşılaşırlar. Hak deyince akan sular durur : Anlaşmazlıklarda doğruluk, dürüstlük, tarafsızlık, hakkaniyet yolundan hareket edilirse kimsenin söyleyecek bir sözü, eleştirisi kalmaz. Hak doğrunun yardımcısıdır : Tanrı, doğru olana yaptıklarının mükafatını mutlaka verir. Doğru kimseler ilk planda başarısız gibi görünseler de tutumlarını devam ettirdikleri sürece başarıya ulaşacaklardır. Helal kazanç ile pilav yenmez : Doğrulukla ve ahlakla elde edilen kazanç, insanı kısa yoldan zengin etmeye yetmez. Horoz ölür, gözü çöplükte kalır : Uzun süre yaşanan mekanların unutulması kolay olmaz. Huylu huyundan vazgeçmez : Kişilik, uzun bir zaman diliminde oluştuğu için ani değişikliklere müsait değildir. -I- Ihlamurdan odun olmaz, beslemeden kadın olmaz : Yaşam içinde her konu birbirine uygun olursa başarı olur ve devam eder. Irmak kenarına çeşme yapılmaz : Birbirine zıt verimlilikteki iki kurum veya sosyal müessesenin, aynı ortamda varlıklarını sürdürmeleri zordur. Irmaktan geçerken at değiştirilmez : Yapılmaya başlanan bir işte, ilk zamanlar başarı elde edilmeyebilir. İşin daha başarılı yapılması için uygulanan yöntemler de değiştirilebilir. Olumsuz bir ortamda yöntem değiştirmek doğru değildir. İyi sonuçlar vermez. Isıramadığın eli öp de başına koy : Yaşam içinde bir takım mücadeleler yapılacaktır. Bu kavgada düşman bizden çok güçlü ise onunla kavga etmemek gerekir. Kavga edilirse yenilmek muhakkaktır. Isırgan ile taharet olmaz : Başarılı bir iş oluşturmak için işe yarar, faydalı araç kullanmak gerekir. Kötü malzeme ile iyi ve başarılı sonuçlar elde edilemez. Isıran it, dişini göstermez : Kötülük yapmayı düşünen kişi, bunu zamanı gelince ve aniden gerçekleştirir. Islanmışın yağmurdan pervası yoktur : Bir konuda büyük zarar görmüş kişi, benzer zararlardan korku duymaz. Ismarlama hac, hac olmaz : İnsan kendi işini kendi yapmalıdır. Başkasına yaptırılan işten başarı elde edilemez. Işığını akşamdan önce yakan, sabah çırasına yağ bulamaz : İnsanlar savurganlık yapmamalıdırlar. Parasını gereksiz yere harcayan, gerektiğinde para ve mal bulamaz. Zorluk içinde kalır. -İ- İbadet de (mahfi) gizli, kabahat da : İbadet Tanrı ile kul arasındadır. İbadeti başkalarına gösteriş için yapanlar Tanrı'nın emirlerini, kulluk görevini yerine getirmemiş olurlar. İnsan bazı kusurları yaparak olgunlaşır, tecrübe kazanır. Bunun için olgunlaşmamıza yarayan kusurların da gizlenmesinde yarar vardır. İçi beni yakar, dışı eli : Her şey dıştan göründüğü kadar güzel olmayabilir. Dış görünüşe aldanmak doğru değildir. İğreti ata binen tez iner : Kendi malımız olmayan malzemeye güvenip bir işe başlamak doğru değildir. Malzemenin sahibi, malını geri istediği zaman zor durumda kalır. İğneyi evvela kendine sok, çuvaldızı başkasına : Kendisi en küçük bir sıkıntıya katlanamayan kimse, başkalarına çok büyük sıkıntı vermemelidir. Kendisi küçük kötülüğe katlanamayan, başkalarına kötülükler yapmaktan kaçınmalıdır. İki deliye bir akıllı : Birbirine zıt iki kişinin arasını bulacak, mantıklı bir kimsenin bulunması mutlak gereklidir. İnsan insanın şeytanıdır : Arkadaş seçiminde dikkatli ve özenli olmak gereklidir. Kötü arkadaş kişiyi yoldan çıkarır, saptırır. İti, öldürene sürütürler : Bir kişinin sorumluluğundaki görev kötü şekilde sonuçlanırsa, bu sonucun düzeltilmesi için bizzat o kişi çaba göstermelidir. İşin sorumluluğu onu yapana ait olacaktır. İyilik eden iyilik bulur : Etrafına iyilik eden kimse gün gelir zor durumda kalırsa ona da iyilik yapılır. Her şeyin karşılığı muhakkak vardır. -K- Kabahat da gizli olmalı, ibadet de : Yapılan bütün işlerde işin özüne inmeye gayret edilmelidir. Başkalarına gösteriş için yapılan hiçbir işten, davranıştan iyilik ve hayır beklemek mümkün değildir. Kabahat ölende değil, öldürendedir : Yapılan her işte karşımızdakini sinirlendirmekten kaçınmalıyız. Karşısındakini söz ve hareketleri ile aşırı tahrik eden kimse, onun hücumlarına karşı çaresiz kalabilir, hatta ölebilir de. Bunun nedeni kendini kaybedip bu cinayeti işleyende değil, onu da o derecede tahrik edip cinayeti işletendedir. Kaçan balık büyük olur : Kişi elindeki imkanları iyi ve zamanında kullanmasını bilmelidir. Zamanında kullanamaz ve fırsatı kaçırırsa küçük bir fırsatı büyükmüş gibi gösterir ve boyuna aynı şeyleri söyler. Çünkü fırsatı değerlendirememenin ezikliğini hisseder durur. Kadı anlatana göre fetva verir : Herkes bildiğini ve gördüğünü eksiksiz olarak söylemelidir. Çünkü dinleyen,olayı görmeyen kimseler anlatılana göre karar verirler. Kadı ekmeğini karınca yemez : Kadı, kanunların uygulayıcısı olduğu için kimse onun malına dokunamaz. Sonucunun kötü olacağını bilir. Kadılar hakkın, kanunun ve düzenin temsilcisi oldukları için kimse onların mallarına kötü gözle bakmaz, bakamaz. Kanaat gibi devlet olmaz : Elindekiler ile yetinmesini bilen kimse sıkıntı çekmez. Kişi refikinden azar : İnsanı iyi ve kötü yola sürükleyen arkadaşıdır. Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman çelebi derler : Bir şeyin çok kıymetlisi bulunmazsa daha aşağı değerde olan kıymet ve itibar kazanır. Kuru laf karın doyurmaz : Bir gayret göstermeden, bir yatırım yapmadan yalnızca boş sözlerle başarı elde etmek mümkün değildir. -L- Laf ile peynir gemisi yürümez : Bir kimsenin kendini övmesi ile gereken işte gereken sonuçlar alınmaz. Laf lafı açar : Karşılıklı konuşmalarda konuşma bir süre uzadığı zaman, sözden başka söze geçilmeye başlanır. Başlangıçta hiç düşünülmeyen konulara kadar söz uzar gider. Laf torbaya girmez : Bir konu hakkında sarfedilen sözler üzerinde iyice düşünülmelidir. Latife latif gerek : Şakalar karşısındakini kırmayacak biçimde olmalıdır. Şaka yapan, karşısındakini çok iyi anlamalı, kırmadan, incitmeden şaka yapabilmelidir. Leyleğin ömrü laklak ile geçer : Aylak kişiler bütün günlerini orada burada boş laflar söyleyerek boşa geçirmiş olurlar. Lodosun gözü yaşlı olur : Lodosun sonunda yağmur yağar. Lokma çiğnemeden yutulmaz : Bir işin iyi sonuçlanması için gereken önem ve çalışma gösterilmelidir. Lokma karın doyurmaz, şefkat artırır : Bir kişiye armağanlar vermek, o kişinin ihtiyaçlarını karşıladığı için değil aradaki sevgiyi çoğalttığı için çok değerlidir. -M- Mahkeme kadıya mülk değil : İnsan, yaşamı süresince güçlü makamlara gelebilir. Böyle makamlara gelince etrafındakilere böbürlenmemelidir. Çünkü gün gelecek,bu makamı bırakmak zorunda kalacaktır. Mal adama hem dost, hem düşmandır : Mal insanı rahat ve huzurlu yaşattığı için dosttur. Aynı zamanda, zengin olmanın getirdiği tehditlerden dolayı düşmanıdır. Mal canı kazanmaz, can malı kazanır : İnsanlar fazla kazanacağım diyerek sağlıklarını tehlikeye atmamalıdırlar. Kişi sağlıklı olursa mal kazanması, pek çok kazanması mümkündür. Ama sağlığını kaybederse mal da kazanamaz olur. Mal canın yongasıdır : Can her şeyden kıymetlidir. Zorluklarla elde edilen mal da cana yakın değer taşır. Mal melameti örter : Zengin olmak, insanların kusurlarını görmezden gelmelerine yardımcı olur. Malını yemesini bilmeyen zengin her gün züğürttür : Züğürt kimse parası olmadığı için zorluk içindedir. Parasını yiyemeyen kimseler ise paraları olduğu halde bu yokluğu çekenlerdir. Mart ayı, dert ayı : Kış ile ilkbahar arasındaki geçiş dönemi olduğu için insanlar hastalıklara daha kolay yakalanırlar. Meyhaneciden kefil istemişler, bozacıyı göstermiş : Toplumda uygunsuz işleri yapanlar kendi haklılıklarını, benzer kişileri göstererek savunmaya çalışırlar. Mühür kimde ise Süleyman odur : Bir konuda yetkili kim ise onun sözü geçer. Mürüvvete endaze olmaz : Yardımseverliğin ölçüsü olmaz. -N- Namaza meyli olmayanın ezanda kulağı olmaz : Bir işin bütününü istemeyen kimseler, o işin ayrıntıları ile hiç ilgilenmezler. Nasihat isteyen tembele iş bulursun : Tembel kimseler kendisine söylenen işi başka türlü yorumlayıp, bu yorum üstüne fikirler ileri sürerek o görevi yapmak istemezler veya kendisine önerilen işi başka bir biçimde yapmayı öğrenirler. Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına : Kişi çok çalışırsa gelecek günleri de başarılı olur. Kazancı bol olur. Az çalışırsa kazancı, başarısı da az olur. Ne ekersen onu biçersin : Kişiler çevrelerine nasıl davranırlarsa öyle cevap alırlar. Ne idik, ne olduk : İçinde yaşadığımız toplum çok hızlı değişiyor. Biz bu toplumda bulunduğumuz ortamdan çok değişik ortamlara geldik. Bundan sonra da nerelere geleceğimiz, neler olacağı belli değil. Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli : Esas olan başarının niteliğinden çok devamlılığıdır. Ne verirsen elinle, o gelir seninle : İnsanlar yaşamları boyunca daima iyilik yapmalıdır. Bu iyiliklerin karşılığı, bir gün mutlaka sahibini bulacaktır. Nerede birlik, orada dirlik : Kişiler arasında anlaşma, duygu ve düşünce birliği olursa orada huzur, güven ve düzen olur. Nerede hareket, orada bereket : Çalışmanın çok olduğu yerde, bu çalışmaların sonucu olan ürünler de çok olur. Niyet hayır, akıbet hayır : Bir işe başlarken iyi niyetle hareket edilirse sonuç ta iyi olur. -O- Oduncunun gözü omcada : Bütün insanlar kendi işlerine yarayan şeylerle çok yakından ilgilenirler. Oğlan dayıya, kız halaya çeker : Oğlan çocuğu genlerin tesiri ile dayıya, kız ise halaya çeker, onun hareket ve tavırlarını alır. (Halk arasında yapılan bir yorumdur) Oğlanınki oğul bağı, kızınki bahçe gülü : Kişinin torunu oğlundan olursa oğul balı diyerek ,kız evlattan olursa bahçe gülü diyerek sevinir. Olacakla öleceğe çare yoktur : İnsanların yaşam boyu karşılaşacakları ne varsa doğarken belli olur ama kişi bunu bilmez. Başımıza gelen ve elimizde olmayan sebeplerle oluşan olaylara çok üzülmemek gerekir. Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz : Hayatta hiç ummadığımız olaylar, en şaşırtıcı biçimde karşımıza çıkabilir. Orman olur da domuz olmaz mı? : İyi bir ortamda çıkarcılar bulunabilir, bulunması doğaldır. Osmanlı'nın ekmeği dizindedir : İşlerimizin başarılı olması için kendimize ayırdığımız zaman çok olmamalıdır. İşlerimize ne kadar ağırlık verirsek o kadar başarılı oluruz. Osurukla boya boyanmaz : Gerekli bilgi ve görgü olmadan bir işi tam olarak görüp bitirmek imkansızdır. Otu çek köküne bak : Bir kimsenin hakkında tam olarak bilgi sahibi olmak istenirse o kimsenin soyunu sopunu çok iyi incelemek gerekir. -Ö- Ödünç; güle güle gelir, ağlaya ağlaya gider : Ödünç verilirken veren de alan da güler yüzlüdür, mutludur. Ödünç alınan geri verilirken ise durum değişiktir. Para veren kimse de parasını zamanında alamazsa tarafların arası çok çabuk bozulur. Öfke baldan tatlıdır : İnsan sinirlendiği zaman bağırır çağırır, rahatlar. Öfkeyle kalkan zararla oturur : Aniden öfkelenerek sergilenen davranışlar kırıcı olur. Sonuçları önceden tasarlanamaz. Öküze boynuzu yük değil : Meşgul olduğu iş,kişiye yük olmaz. Onları yaşamının bir parçası olarak kabul eder. Öksüz çocuk göbeğini kendisi keser : Bir koruyanı, kollayanı olmayan kimseler her işlerini kendileri yapmak zorundadır. Ölenle birlikte ölünmez : Ölüm kaçınılmazdır. Ölen bir kimsenin ardından yas tutmak ta onu geri getirmeyecektir. Bu durumu bilerek ona göre davranmak gereklidir. Ölüm var, dirim var : İnsanlar malını ve zamanını, varlığını düşünerek kullanmalıdır, geleceğini düşünmelidir. Ön tekerlek nereye giderse arka tekerlek de oraya gider : Bir ailede büyükler nasıl bir yaşam içindelerse çocuklar da benzer bir hayat sürdürürler. Öpülecek el ısırılmaz : Hürmet gösterilmesi gereken kişilere saygısızlık etmek hatadır. -P- Padişah yasağı üç gün sürer : Padişahlık idaresi, bir kişinin sözünün geçtiği bir yöntemdir, keyfidir. Bugün çıkarılan yasaklar, yarın bir neden ile ortadan kaldırılırlar. Bunun içindir ki emirlerinin devamlı olacağını düşünmemek lazımdır. Palamut çok biterse kış erken olur : Uzun yılların tecrübesine dayanılarak elde edilen sonuçlara göre meşe ağaçlarında palamudun çok olması kışın erken geleceğini gösterir. Papaz her gün pilav yemez : Her işi daima bir kişiye yaptırmak doğru değildir. O kişi çok defalar ses çıkarmadan bu sıkıntıya katlandıysa da günün birinde yapamayacak duruma gelir ve yapmaz. Bunun için insanları usandırmayacak bir yöntem izlemekte yarar vardır. Para dediğin el kiri : İnsanlar bütün ömürlerini paraya bağlamamalıdırlar. Para ile imanın kimde olduğu bilinmez : Para bütün toplumlarda dikkati çeken bir araçtır. İman ise tanrı ile kul arasında olduğu için başkalarının bilmesine gerek yoktur. Söylenilmesi de acayiplik yaratır. Pazar ilk pazardır : Pazara götürüp satmak istediğimiz mala verilen ilk fiyat en iyi fiyattır. Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir : Bir işin nasıl sonuçlanacağı, işin bugünkü durumundan belli olur. Pilav yiyen, kaşığı belinde gerek : Bir işe girişmek isteyen kimseler o iş için gerekenleri yanlarında bulundurmak zorundadırlar. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın : Kişi, bir olayın sonu |