|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||
|
Türkiye'nin demokrasi sancısı, Kürt sorununun kalbinin derinliklerinden başlıyor. Kürt çocukları öğretmen, doktor, milletvekili her şey olabiliyorlar ama..
"Güneşin ülkesinin çocukları bu coğrafyada öğretmen, doktor, milletvekili ve daha birçok şey olabiliyorlar ama Kürt olamıyorlar." Eğit-Sen üyesi Fatma İzol, Urfa'da görev yaptığı sırada yaşadığı bir olay karşısında hissettiklerini yukarıdaki cümleyle özetliyor. Milyonlarca Kürt çocuğunun devletin resmi okullarında geçirdiği travmanın insani boyutlarını satırlarına yediriyor. İşte o sitem dolu cümleler... "Madem dilimi biliyorsun..." Geçenlerde kendi anadilinde yazan bir arkadaşımın yazısını okurken yüreğimin bir köşesinde gizlediğim acının su yüzüne çıktığını gördüm. Uçsuz bucaksız bir hüzün sardı yüreğimi, garip bir suçluluk duygusu içine girdim. Bu hüznü sizinle de paylaşmak istiyorum. Suçu paylaşmak da diyebilirsiniz buna. Amaç suç ya da suçlu aramak değil, yeryüzü tanrılarının gökyüzü tanrısından daha acımasız olduğunu bir nebze de olsa yaşamdan kesitlerle açığa çıkarabilmek belki. Öğretmen soruyor: “Bunun adı nedir?” Çocuk yanıtlıyor: “Kew.” Bu diyalog, okuduğum yazıdan bir alıntıydı. Ben öğretmenim. Urfa"da görev yaptığım yıllardan birinde, birinci sınıfı okutuyordum. Günlük olarak aldığım yoklama sonucunda hem öğrencilerle tanışıyordum hem de devamsızların tespitini yapıyordum. Bir öğrencinin her gün devamsızlık yapmış olduğu görünüyordu. Sınıfı saymaya karar verdim, mevcut tamdı. Ama yoklamada her günkü çocuk gene yok yazılmıştı. Öğrencilerin isimlerini teker teker okuyarak tahtanın önüne dizilmelerini istedim. Çok geçmeden “Buradayım” diyenlerin hepsi etrafıma dizilmişti. Yoklama bitmesine rağmen olanları endişe ile izleyen zeytin gözlü, esmer bir erkek çocuğu hâlâ yerinde oturuyordu. Yapılan çalışma, yorulup sinirlenmeme neden olmuştu, üstelik zaman kaybıydı. O sinirle oturan çocuğa, birçok soru yöneltmiş ancak hiçbirine yanıt alamamıştım. Neden sonra bu davranışımın çocuğun korkmasına yol açtığını gördüm; yüreğim burkuldu. Tam diğer öğrencilere yerlerine oturmalarını söyleyecektim ki zil çaldı. Çocuklar hızla sınıfı boşalttılar, ben ve tombik, dolgun dudaklı, kalın kaşlı, kara gözlü yavrucak başbaşa kaldık. Anadilden farklı Masama yaklaştım, yerime oturdum. Yanlış bir şey yapıp çocukcağızı korkutmak istemiyordum. Aklımdan çok hızlı bir sürü soru geçti. Acaba zihinsel özürlü falan mı vs... Gözleri parlıyordu ve bedensel ifadeleri normal gibiydi. Niçin hiç konuşmuyordu peki? Kaygılanmaya başladım. Birden ağzımdan gayri ihtiyari: “Tu Kurmanci zani?” sözcükleri döküldü. Çocuk fırsatı yakalamış bir panter hızıyla soruma karşılık verdi: “Erè.” Devamında benzer birçok diyaloğumuz oldu. Çünkü önce fişleri kendi anadilinde anlaması, sonra egemen dilde okuması, yazması ve öğrenmesi gerekiyordu. “Ali hespe mêzeke”,“Emel vere malê”... Bu çok zahmetli yorucu özel bir çalışmaydı. Üstelik farkındalık vardı. Birey diğerlerinden farklı olduğunu görüyor, yaptığımız özel çalışmadan rahatsızlık duyuyordu. Bu çalışmanın arkadaşlarının yanında yapılmasını istemiyor, kendisine yönelik hitaplarımı bilinçli olarak yanıtsız bırakıyordu. Meslek yaşantımda tanıdığım en zeki çocuklardan biriydi. “Madem ki benim dilimi biliyorsun ve sınıfın yarısından çoğunun da dili bu, niçin bizi uğraştırıyorsun, kendi dilimizde öğretsene” diyordu. Ben utanıyordum. Nedenini anlatamıyordum. Çocuk beni sevmiyordu. Oysa dünya üzerinde eğitim bilimcilerin yaptığı araştırmaların sonuçlarını konuya ilgisi olan herkes az çok bilir, aklımda kalan birkaç tanesini de ben hatırlatayım. Öğrencinin dil ile ilgili yetenekleri, söylenenleri algılayıp anlaması ve geri bildirimde bulunması, eğitim için önkoşuldur. Okulun bilgi aktarırken kullandığı dil, öğrencinin kodlayamadığı ve zihninde şifrelerini çözemediği, kendisine yabancı sözcüklerden ibaret konuşmalar ise, çocuk eğitim sürecini izlemekte zorlanacak ve gereken başarıyı gösteremeyecektir. Dolayısıyla bu durum, bireyin tüm yaşamsal alanlarını sekteye uğratacak, okul başarısını, kişilik gelişimini ve meslek sahibi olmasını olumsuz yönde etkileyecektir. Kaldı ki çevrenin oluşturduğu toplumsal ya da siyasal baskı sonucu, ikinci dili çocukluk yaşlarında kullanmak zorunda kalan bireylerin anadilleri ihmal ediliyor ve gelişimi önleniyor ya da geciktiriliyor. Bu ortamda kazanımdan bahsetmek ise mümkün olamıyor. Çünkü aynı zamanda ikinci dilde de istenen düzeyde gelişim sağlanamıyor. Peki, bunca bilimsel veri elimizin altındayken, neden anadilden farklı bir dilde eğitimde bu kadar ısrar ediliyor? Neden eksilten, unutturan öteki dil? Anadile bu düşmanlık niye? Bir çocuk yüreğine bu düşmanlık, hangi hastalıklı ruh halininin eseridir? Niçin eşitleyici, çok dilli bir eğitim değil? Farklılıklarımız zenginliğimiz değil mi yoksa? Neyi unutturmaya çalışıyoruz o zaman? Ne kadar yeterli olur bilmiyorum ama kendi payıma özür diliyorum o minik yavrudan... Güneşin ülkesinin çocukları, bu coğrafyada öğretmen, doktor, milletvekili, başbakan hatta cumhurbaşkanı olabiliyorlar ama Kürt olamıyorlar. Yüreklerinde güneşin ışığını ve aydınlığını taşıdıkları halde, tuhaf bir karanlığa mahkûm ediliyorlar. Oysa gökyüzü tanrısı onlara bu dili bahşetmiş ve onları bu dille var etmiş. Bin yıllardır bu dilde yaşamışlar aşklarını, acılarını, halaylarını, şivanlarını... Ölümün rengi bile başkadır dillerinde. Direnmiş inadına. Yokolmamış, kaybolmamış... Ama kim açıklayabilir ki bir Kürt çocuğunun gözlerindeki kederi... Anasına ve anadiline olan o büyük özlemi... Güneş ülkesinin karanlıkta kalan çocuklarının, kimsenin iznine ihtiyacı mı olmalı, kendi türkülerini kendi dillerinde söylemeye?.. Yok artık daha neler... FATMA İZOL
__________________ |
|||||||||||||
|
|
|
| Bu Mesaj İçin *AyDiL* Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | Aşiti (08-24-2008) |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kürt Müzik Gruplarının Ortaya Çıkışı ve Kürt Müziğine Etkileri... | *AyDiL* | Müzik Sohbet | 0 | 08-11-2008 03:42 PM |
| Kürtler Neyimiz?? | *AyDiL* | Makaleler | 0 | 08-07-2008 01:23 AM |
| kürtler hakkinda atip tutarken ortamda kürt oldugunu ogrenince kürtleri savunmak | havin | Her Telden Muhabbet / Off Topic | 11 | 06-19-2008 04:27 PM |
| İştahınıza hakim olamıyor musunuz? | *AyDiL* | Güzellik, Bakım ve Diyet | 0 | 05-12-2008 06:26 PM |
| 19. yy’de Kürtler | No Mercy | Genel Kültür | 1 | 05-08-2008 07:53 PM |
Sitemizde illegal içerikli konu/mesaj vermek
ve telif haklı eserlerin paylaşımı kesinlikle yasaktır!
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı bir
durum görürseniz;
Lütfen,
hepsilegal@gmail.com 'a yada
İletişim'e
bildiriniz.
Mesajınız en kısa sürede incelenip, gereken müdahale yapılacaktır.