|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||
|
Kürt yazar Jan Dost, 'Kela Dimdim', 'Mijabad'ı, Şêx 'Sê gav û 3darek' isimli eserlerinden sonra ünlü Kürt yazarı Ehmedê Xanî üzerine bir roman kaleme aldı. Ehmedê Xani 44 yaşında yazarlığı bıraktı, neden? Xanî'nin 55 yaşında ölmesi ne anlama geliyor? Acaba öldürüldü mü? Edebiyat dünyasında sürekli var olan çalıntı eser meselesinde, Ehmedê Xanî'nin eserleri de çalındı mı acaba? Xanî, aşk meselesine nasıl bakıyordu? Nasıl bir ilişki savunuyordu? Xanî Kürtler için önder olabilir miydi? Jan Dost'un “Mîrname” romanı nasıl bir Xanî'yi okuyucuya sunuyor? Bu ve diğer sorularımızı Xanî üzerine araştırma yapıp roman yazan Jan Dost'a yönelttik. -İlkin niye 'Mirname' ismi? Aslında 'Mir'e bir Mektup' ismini koymak istedim. El yazmamda da böyle ama daha kısa olması ve rahat algılanması için 'Mirname' ismini seçtim. Şêx Said üzerine yazdığım romanın ismi uzun olduğu için, her kes bir şey diyor. Örneğin “Mijabad” romanımın (Mahabad üzerine yazdığı romandan bahsediyor) ismi kısa olduğu için daha fazla konuşuluyor. Birde 'Mîrname' yanı Mîr'e (Bey) mektup anlamını taşıyor. Romanın sonunda da Xanî'in Kürt beyine yazdığı mektup var. -Birçok Kürt edebiyatçı var. Melayê Cizîrî'den tut, Feqiyê Teyran, Baba Tahir'e kadar. Niye bunlardan biri değil de Ehmedê Xanî? Özel bir tercih nedenin var mı? Onlar özerine de yazılabilinir ama ben 20 yıldan fazla bir zamandır Ehmedê Xanî ile yaşıyorum. Xanî'yle yaşadığında eseriyle yaşıyorsun, şaheseri Mem û Zîn'le yaşıyorsun. Mem û Zîn üzerine yaptığım araştırmayla Ehmedê Xanî'yi iyi tanıdım. Eğer onu iyi tanırsan onu romanın kahramanı yapabilirsin, duygularını da ekleyebilirsin. Ehmedê Xanî benim için çok tanıdık. Sadece Kürtlerin tanıdığı şekliyle değil. Ben Ehmedê Xanî'nin sadece Kürtler için değil tüm insanlık için yararlı biri olarak görüyorum. Ben bu şekilde bakıyorum ve Kürtlerin Xanî'nin bu yönünü tanımadığını düşünüyorum. Kürtler daha çok onun Kürdi yönüne bakıyor ve bugünkü durumları için kullanıyorlar. Bence Xanî tüm halklar içindir. Örneğin Xanî tanrıya şunu diyor: “Kimse ateş girmemeli”. Bunu tüm halklar için söylüyor. Biz Xanî'nin bu yönlerini ön plana çıkarmamız gerek. Biz Xanî'ye borçluyuz. Bu 20 yıldır onun borçlarını ödüyorum ama bitmiyor!-'Mîrname'yi okuduğumda bazı yerlerde bu tam Ehmedî Xanî dedim, bazı yerlerde hayali bir karakter olarak karşıma çıktı. 'Mîrname' yüzde kaç gerçek Xanî, yüzde kaç hayalı bir karakteri sunuyor? “Mîrname” Xanî'nin gerçek tarihi, biyografisi değil. Ama Mîrname benim Xanî'nin yaşamından bir tasavvurumdur. Ben Xani'ye nasıl bakıyorum, onu nasıl hayal ediyorum böyle. Belki bir Kürt roman yazarı kalkıp Xanî'yi farklı bir şekilde anlatabilir, onu camide namaz başımda, ya da farklı bir şekilde tarif edebilir. Ama benimki içinde çok hayal var. Ben Xanî'ye yeni bir karakter yaratmam için bu hayali kullandım. Çoğu zaman hayal görünmeyen doğruları da gösterir. Ben Xanî'nin Kürtler tarafından bahsedilmeyen yönleriyle, Kürtlük yönlerini yan yana görünmesini istiyorum. Xanî'nin tanınmasını istiyorum, onun insanlığa olan sevgisi, Tanrıya olan sevgisinin tanınması; bizim gibi, sıradan insanlar gibi aşık olan biri gibi tanınmasını istiyorum. O da bizim gibi etten ve kemikten olduğunu, böyle tanınmasını istiyorum. -Aşka gelmişken, romanda Xanî bir kızı seviyor ama kavuşamıyorlar. Xanî evlenmiş miydi? Hayır, evlenmediğini söylüyorlar. -Siz de ona göre mi yazdınız? Evet, bende öyle yaptım. O da evlenmemiş, Melayê Cizirî de. -Hayalden bahsettiniz, Xanî'yi evlendirebilirdiniz, ya da sevgilisiyle arasında bir ilişki kurabilirdiniz mi? Neden kavuşturmamayı tercih ettiniz? Bu konuda gerçek Xanî nasıl düşünüyor? Niye bunu tercih ettim? İyi bir soru. Aslında Ehmedê Xanî kız-erkek arasında ilişkiyi kabul eden biri. O kendisi, Mem û Zîn'de Mem ile Zîn'i Bey'in bahçesinde buluşturuyor, sarılıyorlar, öpüşüyorlar. Xanî bu tür şeyleri meşru görüyor ama kemere kadar. Öpüşmeyi, sarılmayı uygun görürken, cinsel ilişkiye sınır koyuyor. Aslında bu ilginç bir durum. Onun gibi bir şeyhin, İslami yönü gelişkin birinin böyle bir ilişkiyi meşru görmesi bile çok ilginç ve O bunu bu ilişkiyi normal ve aşkın saf yönü olarak görüyor. Bu sonuca görü Xanî'yle sevgilisini buluşturabilirdim ama gerekli görmedim. Ben Xanî'in muradına erdirip sevgilisiyle buluşturabilirdim ama gerek görmedim. Xanî biraz da mutasavvuf biridir, mutasavvuflar bu tür duygulardan biraz uzaklar, cinsel ilişkiyi kabul etmezler, bende onun tasavvufi yönünü tercih ettim, sıradan bir insan gibi sevgilisini görüp hemen sarılan, öpen yaklaşımı uygun görmedim. Xanî'nin ağırlığı, eserinin ağırlığının kendisi de mutasavvufidir.-Sizin romanlarınızda karakterleriniz sevgilileriyle buluşamıyorlar. Şêx Saîd'in sevgilisini kuyuda boğarken, 'Kela Dimdim'da Dosto sevgilisine ulaşamıyor, 'Mijabad' romanında da durum aynı. 'Mîrname'de de bu değişmemiş. Niye böyle bir tercihte bulunuyorsunuz? Eğer sevgililer buluşsalar, evlenseler bence öykü biter. Düşün ki Mem ile Zîn evlendiler, ne olur o zaman? Tajdîn ile Stî evlendiler öyküleri orada kaldı, aşkları artık devam etmedi. Mem ile Zîn evlenemediler, trajik bir hal aldı durumları. Trajedi insan yüreğine daha yakın, daha çok onları etkiliyor. Eğer sen bir Mîr ile hanımının öyküsünü yazarken ve onlar evlenseler, çocukları olsa, sen o öyküyü artık çocuklara yazıyorsun demektir, çocukların üzülmesini istemiyorsundur. Çocuklara sonu güzel biten öyküler yazılır, anlatılır. Ama büyükler için öykü yazıp sonunu da evlilikle bitirirsen sanırım pek tutmaz. Aşıklar buluşmamalı, buluşsalar büyük aşk ortaya çıkmaz. İnsanlar evlendikten sonra da sevebilirler, o sevgileri devam edebilir ama aşkın ateşi daha büyüktür, yirmi yıllık bir evlilikten daha değerlidir. Ben kendim aşkın ateşini, acısını evliliğin güzelliğinden daha çok tercih ediyorum. -Eğer yanılıyorsam sen düzeltiniz: Sanırım Ehmedê Xanî Mem û Zîn'i yazdıktan sonra on yıl yaşamış ve bu on yılda hiçbir şey yazmamış. Niye yazıyı bırakmış acaba? Kanımca Xanî'nin umutları Mem û Zîn'den sonra kırılmış. O, Mem û Zîn'i Kürt Mirinin nazarında, yine Doğubeyazıt halkı arasında büyük bir değer görür kanısındaydı. O, Mem û Zîn'le Kürt Firdevsi'si olacak, Şirazlı Hafız gibi olacak diye zannediyordu. Ama Mem û Zîn'i bitirip Mîr'in eline verdiğinde, acı bir sonuç aldı, onun için Xanî, “Bey bana kulak vermedi, benim ne yazdığımı anlamadı” diyor. Durum böyle olunca o yazar da bir karar alır. Sanırım Ehmedê Xanî bir daha yazmama kararını aldı. Beklediği ilgiyi görmeyince protesto edip artık yazmayı bıraktı. Öyle olmasaydı Xanî gibi büyük bir alim, aşk ve tasavvuf sahibi biri sessiz kalsın. Bence eserleri kaybolmadı, protesto edip artık yazmadı. -Bilmiyorum burada insan Xanî'ye eleştiri sunabilir mi? Durum şu; bugün de eserlerin hiçbir kıymeti harbiyesi yok, yazarlar protesto edip yazmamalılar mı? Eğer Xanî protesto etmeyip yazmasına devam etseydi biz Kürtler için çok iyi olurdu. Düşün ki iki tane daha Mem û Zîn gibi eser yazmış? Eğer yazsaydı iki eser daha bizim için büyük bir zenginlik olurdu. Bence protesto etmemeli, mücadele etmeli. Mücadele etmeli ki durum düzelsin. Ben kendim de çoğu zaman kalemi bırakmak istiyorum ama yapamıyorum. Buda var, eğer Xanî öyle istedi ve öyle yaptıysa, bu onun için daha iyiyse saygı duymalı. Ama şu gerçek ki eğer yazmasına devam etseydi biz Kürtler için çok çok iyi olurdu. -Bazıları Xanî için filozof, bazıları edebiyatçı olarak tanıtıyor. Siz Xanî'yi nasıl değerlendiriyorsunuz? Xanî için filozof diyemeyiz. Ehmedê Xanî yıldızlardan, dünyanın döngüsünden bahsetmiş, biz ona gökbilimci diyebilir miyiz? Xanî doktorluk üzerine yazmış, doktor diyebilir miyiz? O daha çok büyük bir entellektüel gibi duruyor; toplumu iyi tanımış, Kürtleri iyi tanımış, kendi dönemini iyi bilmiş biri. İddia ediyorum ki Osmanlı'nın Batı'da gerileyeceğini görmüş biri ve artık Kürtlerin kendileri için çalışma zamanı geldiğini dile getirmiş. Onun Kürtler için büyüklüğü burada yatıyor. Ama o filozof değil, büyük bir entellektüeldir. Ama maalesef ilgi görmedi.-20 yıldır Xanî'yle yaşıyorum dediniz. 'Mîrname'nin 20 yılın sonucu olduğunu diyebilir miyiz? Hayır. Mem û Zîn üzerine yaptığım yirmi yıllık araştırmanın sonucu diyebiliriz. Mîrname bu sonucun bir parçasıdır. Mem û Zîn'in teksti üzerine iyi bir araştırma yaptım diyebilirim. Onun yorumunu, yabancı kelimeleri, Xanî'nin kullandığı sembolleri araştırıp buldum. Ben sevdiğim için üzerine yazdım. Melayê Cîzîrî'nin edebi kalitesi Xanî'den daha yüksek olmasına rağmen ben Xanî'yi daha çok seviyorum. O ruhuma daha yakın. Cizîrî beylerin gölgesinde yaşarken, Xanî beylerden uzak ve onları sürekli eleştiren biri. -Romanda Buhari bir destanı Xanî'ye getirip gösteriyor. Xanî de “Benim destanımı çaldın” diyor. Xanî'nin eseri gerçekten çalındı mı? Hayır, böyle bir çalıntı yok. Çalınmış da olabilir ama ben hayali bir şey ürettim orada. O dönemde de çalıntı eserler vardı. Örneğin Xanî, Mem û Zîn'de “Ben kimseden çalmadım” diyor. Melayê Cizîrî şiirini çaldığı için birini eleştiriyor. Yani o dönemde de çalıntı eserler olduğu için buna dikkat çektim; bu da edebiyatın bir rengi. -'Mîrname'de okuyucu Ehmedê Xanî öldürüldü hissine kapanıyor. Acaba Xanî öldürüldü mü? Evet Ehmedê Xanî öldürüldü. Kürt beyi Xanî'ye kulak asmadığı zaman Xanî öldü. 300 yıl Mem û Zîn sahipsiz kaldığı için Xanî öldü. Mem û Zîn'in yazımından 300 yıl sonra Kürdistan gazetesi eserden parçalar yayımladı ama sadece ulusal yönleri ön plana çıkaran yönleri yayımladı. Sonra 20. yüz yılda ulusal hareketin gelişmesiyle Ehmedê Xanî tanındı ve eserleri ortaya çıkarıldı. Yani Xanî 300 yıl öldürüldü. Şimdi biri öldüğünde, yaşamında saygı görmemişse de, ölümüyle birlikte hemen kıymet verip eserleri basılıyor. Xanî, “Ne yapayım pazar yok / yoktur kumaşa alıcı / her kes para peşinde” diyor, yani her şey para olmuş, halk para peşinde ve edebiyata değer yok. Ve bugün de durum aynı. Her zaman durum bu. Bizde Xanî'nin hakkını teslim etmiyor, onu öldürüyoruz. Bizim önderlerde Doğubeyazıt Beyi gibi siyaset güttüklerinde onu öldürüyorlar. Burada Xanî'nin ölümüm semboliktir, romanda olduğu gibi zehirlenerek değil. Şuna var: Aslında Ehmedê Xanî öldürülmüş de olabilir çünkü 55 yaşında ölmüş. 55 yaşında ölüm insana bir şeyler düşündürüyor. 55 yıl normal ölüm yılı değil. Xanî Mem û Zîn'i 44 yaşında tamamlamış ve bu eserden sonra ölmesi normal değil. Romanda zehirlemeyle buna dikkat çektim. Öldürülmüş ihtimali de var. -Kahramanlarından tüccar kızını Xanî'ye vermiyor çünkü Xanî ekonomik olarak fakir biri. Şimdi de durum öyle. Bu bir kader mi? Edebiyata yaklaşım budur. Tüccarlar edebiyattan ne anlarlar. Dünyada en ünlü bir edebiyatçı olsa da parası yoksa, onun kıymeti tüccarın nazarında hiç yok. Romanda biz Ehmedê Xanî'ye baktığımız gibi tüccar aynı şekilde bakmıyor. Xanî'nin kaç parası var, malı mülkü ne? Tüccarın nazarında bunlar önemli. Tüccar için Mem û Zîn gibi bir eserin olup olmaması çok önemli değil. Ayrıca Xanî aşık biri, bu aşkın da sonuçsuz kalması gerek. Xanî şair biri, sevgilisinin babası ise tüccardır. Tüccarlar ile şairler anlaşamazlar, birlikte olamazlar. -Xanî'nin beylere eleştirisi, önerileri olmuş. Eğer Xanî bugün yaşasaydı bir Kürt önderi olabilir miydi? Hayır. Xanî önder olamazdı, ama öndere danışman olabilirdi. Danışmanlığıyla her hangi bir öndere akıl verebilir, yol gösterebilirdi, eğer onu dinleseydi. Xanî, Mem û Zîn'de de Mîr için “Eğer bana kulak verseydi Kürt edebiyatında devrim yapardım” demiş. Sadece edebiyat alanında değil, toplumda da büyük bir değişim yapardı. O önder olamaz çünkü edebiyatçıdır, o mutasavvuftur, mutasavvuflar da siyasetten uzaklar. O sofudur. Önderler ise kaba yüreklidirler, nazik değiller. Xanî bir valiye el verip zülüm yapamazdı. Sofular ile hükümdarların ilişkileri hiç iyi değil. Xanî büyük bir sofuydu, sofuluğu bile geçmişti. Aynı zamanda Mem û Zîn'de beyleri çok eleştirmiş. Hükümdarlığın durumu eleştirmiş. Xanî beylerden hep uzak durmuş, onlara güvenmemiş. -Son soru: Senin eserlerin hep Kürtlerin tarihi üzerine kurgulanmışlar: “Kela Dimdim” Dımdım Kalesi üzerine, “Mijabad” Mahabad Kürt Cumhuriyeti üzerine, “Sê gav û 3darek” Şêx Saîd üzerine ve “Mîrname”de Xanî üzedine. Ya bundan sonra? Bu konağı bırakabilirim. İlk kez bu röportajda söylüyorum, bu tarihi olayları romanlaştırmayı bırakabilirim. Şimdiye kadar tarih üzerine eserler yazdım, bunu bırakıp başka bir alana geçebilirim. Aslında ben tarihi seviyorum, ama bazı yazarlar “Sen tarihi olayları ele alma dışında yazamazsın” diyorlar. Bu beni kamçılıyor. Ben tarihi olayları ele almayan bir roman yazsam nasıl olur? Çok kişi 'Yapamazsın' diyor. Bu hoşuma gitmiyor. Ben tarihi sevdiğim için şimdiye kadar yazdım. Böylece başka şeyler yazabilirim. Bir bakalım gelecek ne gösterir. *** Jan Dost kimdir? Kürt yazar Jan Dost 1965 yılında Kobani kentinde dünyaya geldi. Liseye kadar kendi kentinde okuyan Dost, üniversite için Halep'e geçip Biyoloji Bölümünü okumaya başlar ama bitiremez, yurt dışına çıkar. 2000 yılından beri Almanya'da yaşayan Jan Dost Diyarname adlı internet sitesinde köşe yazarlığı yapıyor. Eserleri: - Kela Dimdim (Destan) - Mijabad (Roman) - 3 gav û 3darek (Roman) - Mem Zîn'in Arapça yorumu (Bu eser şimdiye kadar Suriye, Lübnan ve Duhok'ta bir kaç baskı yaptı) - Mem û Zîna Ehmedê Xanî bi kurdiya îro (Xanî'nin Mem û Zîn'i bugünkü Kürtçeye uyarlama) Cemil Oğuz / Anf
__________________ |
|||||||||||||
|
|
|
| Bu Mesaj İçin *AyDiL* Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | suretvano (08-23-2008) |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ehmedê Xanî üç yüz yıl sonra... | *AyDiL* | Kitap Tanıtım Ve Eleştiri | 0 | 06-09-2008 05:34 PM |
| Ehmedê Xanî Kendi Yurdunda! | Lokmanhekim | Makaleler | 0 | 05-31-2008 06:45 PM |
| EhmedÊ Xani: Aydinlanmada Bir Milad | Lokmanhekim | Genel Kültür | 0 | 05-16-2008 03:05 PM |
| Ehmedê Xanî’ yi tanımak | hemdem | Genel Kültür | 2 | 05-16-2008 02:50 PM |
| Irak savaşı 1 milyon kadını dul bıraktı | Mirza | Her Telden Muhabbet / Off Topic | 1 | 05-08-2008 05:57 PM |
Sitemizde illegal içerikli konu/mesaj vermek
ve telif haklı eserlerin paylaşımı kesinlikle yasaktır!
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı bir
durum görürseniz;
Lütfen,
hepsilegal@gmail.com 'a yada
İletişim'e
bildiriniz.
Mesajınız en kısa sürede incelenip, gereken müdahale yapılacaktır.