Ankara'da 1978 yılında tiyatroyla ilgilenmeye başlayan Ağrılı Mustafa Takmaz, 12 Eylül 1980 askeri darbesinde 'duvara yazı yazdığı' gerekçesiyle tutuklanarak idamla yargılandı. Takmaz, Ankara Etimesgut'da eski bir sinema salonundan kalma cezaevinde kaldığı bir yıl boyunca da tiyatro çalışmalarını sürdürdü. Cezaevinde kaldığı süre içerisinde isyan, başkaldırı gibi temalarda oyunlar çıkardığını dile getiren Takmaz, 'O dönemde artık herkes koğuşun ortasında duran sahnenin perdelerinin arkasından ne çıkacağını heyecanla bekliyordu. Farkında ve bilgisinde olmadan yaptığımız şeyin acit-prop tiyatro olduğunu sonradan öğrenecektik' dedi. Cezaevinden çıktıktan sonra tiyatro yaşamına devam eden Takmaz, 1982 yılında Ankara Sanat Evi'nde profesyonel tiyatroculuk yapmaya başladı. 1989 yılında, otuzu aşkın üniversite öğrencisi ve birçok siyasi görüşten insanın bulunduğu arkadaşlarıyla birlikte 'Yeni Meydan Sahnesi' tiyatrosunu kurdu ve 'Devr-i Yök' adlı bir oyun çıkardı. 12 Eylül askeri darbesine ilk sanatsal eleştiri niteliğindeki oyun, Ankara'dan sonra Samsun'da da sahnelendi. Ancak grup Samsun turnesindeyken oyun Türkiye'de yasaklandı.
Kürt sorunu tiyatro sahnesine taşındı Daha sonra 1990'lı yıllarda sokak tiyatrosu yapmaya başladıklarını anlatan Takmaz, o dönemde ağırlıklı olarak idam cezalarını protesto etmeye yönelik oyunlar çıkardıklarını belirtti. Özgür Ülke Gazetesi'nin bombalanması, Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe'nin ölümü ve 1 Eylül Dünya Barış Günü gibi yaşanmışlıkları çeşitli oyunlarla sergiledi. Bu süreçte gözaltı ve müdahalelerle karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Takmaz, Haluk Gerger'le yaptıkları ortak çalışmayla 'Emekçiye Mektuplar' ile Gerger'in 'Türkiye'nin Düzeni ve Kürt Sorunu' adlı kitabını tiyatro sahnesine taşıdı.
Tiyatronun yaşama dair politik bir yaklaşım olduğunu belirten Takmaz, 'En sağlam, en renkli malzemeyi ancak sokakta bulabilirsiniz. Bu nedenle biz sokakları sahne olarak kullandık. Oyuncularımızı yaşamın en doğal karakterleri olan halktan seçtik. 15 yıldır 'Oyun Barış İçinde Barış Oyun İçinde' adlı çocuk oyununu repertuarlarımızda sürekli bulundurduk' şeklinde konuştu. Takmaz, 1999 Marmara depreminin ardından grup olarak Marmara Bölgesi'ne geldiklerini belirten Takmaz, Yalova'da, Kocaeli'nde, Adapazarı'nda, Düzce'de ve Bolu'da UNICEF'le geliştirdikleri ortak proje çerçevesinde üç bin çocukla beraber sahne çalışması yaptıklarını anlattı. Dört tiyatro festivali kapsamında toplam 46 oyun çıkardıklarını belirten Takmaz, 'Bu projeden sonra 2001 yılında Kocaeli'ne gelerek sekiz kişilik ekiple buradaki ilk özel tiyatroyu kurarak, Sanat Galerisi açtık. Burada çeşitli oyunlar üretmenin ve sergilemenin yanında Özgür Üniversite'yle ortak çalışmalar yaptık, dersler ve seminerler verdik' şeklinde konuştu.
Irak Savaşı'nın başladığı dönemde savaşa 'dur' demek için Karadeniz'e turneye çıkan Yeni Meydan Sahnesi oyuncuları, 19 Mart 2003 tarihinde Bartın'da geçirdikleri trafik kazasında arkadaşları İlkay Eser'i kaybetti. Takmaz, 'Sabah bir savaşa uyanacağımızı biliyorduk. İlkay, daha kazadan birkaç dakika önce 'Iraklı çocukların ölülerini göre göre nasıl yaşayacağız' diyordu. Sonra bu ağır yükü bizim omuzlarımıza bırakıp gitti' diyerek Eser'in ölümü karşısındaki duygularını aktardı. 3 Mayıs 2004 tarihinde İzmit'te İlkay Eser Tiyatrosu'nu açan Takmaz ve arkadaşları, aynı yıl 1[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir. ]'ta 'Biz ve Onlar' adlı oyunla sahneye çıkarak Kocaeli'ni Kürtçe tiyatroyla tanıştırdı. İlkay Eser Tiyatrosu çalışanları şimdi daha önce Takmaz ve arkadaşlarının iki yıl üzerinde çalıştığı, cezaevi yaşantısı ve bir erkek koğuşunu anlatan 'Özgürlük' adlı oyunu ilk defa kadın koğuşu şekliyle ve Aydın Arıt'ın drama-psiko-komedi tarzındaki 'Bal Sineği' adlı oyununu sahneliyor. Ötekileştirilen bir halkın her yönünü sahneye taşımak ve Kürt realitesi üzerine çalışmalar yapmak istediğini belirten Takmaz, 1991 yılında öldürülen Kürt gazeteci Musa Anter'i konu alan 'Her türlü acıya karşı ülkesinden kopamayan bir yürek...' şeklinde değerlendirdiği 'Kalbimi Vatanıma Gömün' adlı bir oyun yazdı. Şu anda Kürt sorununu ve askeri operasyonlar arasında Kürt kadınını konu alan 'Öteki Antigone' adlı bir senaryo yazdığını ifade eden Takmaz, 'En kibar Kürt' olarak tanımladığı geçen yıl yaşamını yitiren Kürt siyasetçi Orhan Doğan'la ilgili bir oyunun hazırlığı içinde olduğunu söyledi.
ESRA ŞERAN-KOCAELİ([Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir. ])
Sitemizde illegal içerikli konu/mesaj vermek
ve telif haklı eserlerin paylaşımı kesinlikle yasaktır!
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı bir
durum görürseniz;
Lütfen,
hepsilegal@gmail.com 'a yada
İletişim'e
bildiriniz.
Mesajınız en kısa sürede incelenip, gereken müdahale yapılacaktır.